YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12146
KARAR NO : 2023/3916
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda; hakkında başlatılan ilamsız takip nedeniyle Tirebolu ilçesi …..,Mah.219 ada 12 parsel, Giresun ili Tirebolu ilçesi ….., Mah.219 ada 13 parsel, Giresun ili ….,ilçesi Çarşı Mah.182 ada 5 parsel de kayıtlı taşınmazların haczedildiğini belirterek 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi gereğince haczin kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı gerekçesiyle haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklının istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür
5393 Sayılı Yasanın 15/son maddesinde “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri şartlı bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, yine bu maddeye göre haczedilmezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde (fiilen) kullanılması gerekli olup kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
İcra ve İflas Kanunu ve takip hukuku ilkelerine göre asıl olan alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak olduğundan, kural olarak borçluların tüm mallarının haczi mümkündür. Bir malın haczedilememesi için yasal düzenlemenin bulunması zorunludur. Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerekir.
Buna göre borçlu belediyeye ait taşınır ya da taşınmaz bir malın haczedilmezliği için o malın fiilen kamu hizmetinde kullanılmasının gerektiği tartışmasızdır. Ancak bir malın fiilen kamu hizmetinde kullanıldığının kabulü için o malın kamu hizmetinin yürütülebilmesi amacına uygun bulunması gerekir.
6100 Sayılı HMK nın 266. maddesine göre; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”
Somut olayda kolluğa yazılan müzekkereye verilen 22.09.2021 tarihli cevapta dava konusu taşınmazlardan Giresun ili ……,Mahallesi 182 ada 5 parsel sayılı taşınmazın üzerinde Tirebolu SGK nın hizmet verildiği, SGK binasının altında lokanta ve … ocağının bulunduğunun belirtildiği, SGK ya müzekkere yazılarak çarşı mah 182 ada 5 parselde bulunan taşınmazda SGK İlçe binasına ilişkin kira sözleşmesi veya kullanım hakkı bulunup bulunmadığının tespiti istenmiş verilen 26.03.2021 tarihli cevapta, Çarşı mah 182 ada 5 parselde bulunan taşınmazın üzerindeki binada halihazırda Tirebolu Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü’nün hizmet verdiği belirtilerek buna ilişkin belediye ile Giresun SGK arasında imzalanan protokolün örneğini sunulduğu, protokol 31.03.2015 tarihinde akdedilen beş yıllık bir sözleşme olduğu, bildirilmiştir.
Buna göre mahkemece teknik bilgiye dayanmadan ve taşınmaz başında keşif yapılmadan haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 5393 Sayılı Yasanın 15/son maddesinde belirtilen fiilen kamu hizmetinde kullanma durumunun sadece belediyenin kendisinin kullandığı taşınmazlara özgülenebileceği,kamu kurumu da olsa kullanma hakkının devredilmesi fiilen kamu hizmetinde kullanılma şartının gerçekleşmesine engel olacaktır.
O halde mahkemece; mahallinde yapılacak keşifle uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılarak tek parselden oluşan taşınmazın ağırlıklı olarak kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti konusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzimi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca,… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 27.09.2022 tarih ve 2022/356 E.- 2022/1363 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Tirebolu İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.11.2021 tarih ve 2020/266 E. – 2022/1363 K. sayılı kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine 01.06.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.