Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12542 E. 2023/3343 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12542
KARAR NO : 2023/3343
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/76 E., 2019/584 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.03.05.2011 tarihinde 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında … ilçesi, … köyü 130 ada 457 parsel sayılı 18,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 130 ada 465 parsel sayılı 617,50 m² yüzölçümündeki taşınmazlar beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, …’ın kullanımında bulunduğu, 130 ada 465 sayılı parsel üzerindeki evin kendisine ait olduğu, kısmen 3. derece doğal sit alanında kaldığı” yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2.Davacı … İdaresi dava dilekçesinde, … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E. – 2002/16 K. sayılı ilamı ile 397 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini, 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 sayılı parselin içerisinde yer alan 130 ada 457 ve 465 sayılı parsellerin kullanıcı tespitinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini belirterek 130 ada 457 ve 465 sayılı parsellerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men’ine, muarazanıın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 2/B vasfı ile Hazine adına kayıtlı yerler olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar için 2/B işleminin 1989 yılında yapıldığını, süresi içinde dava açıldığını, Kadastro Mahkemesi kararının dava konusu taşınmazları kapsamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2012/215 Esas, 2014/342 Karar sayılı kararıyla; tapu iptal ve tescil davasının kabulü ile taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, müdahalenin meni ve kal talebi açısından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/2277 Esas, 2017/7762 Karar sayılı bozma ilamında özetle; “… Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 … ve 1994/1085 Esas – 2002/16 Karar sayılı kararında 397 sayılı parsel ile ilgili olarak orman niteliğiyle tescil kararı verilmiş ise de Kadastro Mahkemesine açılan davada 397 sayılı parselin tamamının davalı olmadığı, bir bölümünün davalı olduğu halde, İlk Derece Mahkemesince 397 sayılı parseldeki davalı olan bölümün eldeki davaya konu yer olup olmadığı belirlenmeden karar verildiği, bu sebeple yeniden inceleme ve keşif yapılarak dava konusu taşınmazın 397 sayılı parselin çapı içinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas sayılı dosyasında dava edilen bölümlere isabet edip etmediği, ayrıca 2/B haritasına göre de 2/B alanında kalıp kalmadığı, mükerrer tescil olup olmadığı yönlerinde bilirkişilerden açıklamalı rapor alınması, … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E. – 2002/16 K. sayılı dosyasına konu taşınmaz bölümlerinde 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulamasının iptal edilip orman olarak tesciline karar verildiğinden orman rejimi dışına çıkarılma işleminin yalnız bu bölümler yönünden iptal edildiği düşünülmesi, … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E. – 2002/16 K. sayılı dava dosyasına konu taşınmaz bölümleri dışında kalan çekişmeli 397 parsel sayılı taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği ve 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 11/5 maddesinde, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, Orman Yönetimi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman Yönetiminin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceği nazara alınarak, orman rejimi dışına çıkarma işleminin kesinleştiği bölümlerin eylemli hali tespit edilmesi, çekişmeli taşınmazın halen orman niteliği ile tapuda kayıtlı olan ve 2. madde ve 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen bölümünde kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının iptaline karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas 2002/16 Karar sayılı kararında, 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun)
2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırları dışına çıkartılan P.CXI, P.CXII, P.CXIII numaralı blok parsellerinin iptal edildiği, dava konusu taşınmazların P.CVI 2/B blok parseli içerisinde yer aldığı ve … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas 2002/16 Karar sayılı kararı ile ilgisinin bulunmadığı, fiili durumu, toprak ve bitki örtüsü itibariyle taşınmazın 2/B şartlarını taşıdığı, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını, … Kadastro Mahkemesi’nin 1994/1085 Esas 2002/16 Karar sayılı kararı ile 397 parselin orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu taşınmazların ise 397 parsel sınırları içinde kaldığını, hem tapu iptal hem de men ve kal taleplerinin reddi sebebi ile iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların … Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas 2002/16 Karar sayılı ilamında dava konusu olan 2/B parsellerinden veya eylemli orman olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6831 sayılı kanun 1.,2/B maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.