YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11417
KARAR NO : 2023/5409
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/372 E., 2015/545 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli ve 2014/372 Esas, 2015/545 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00,TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; vekalet ücreti verilmesi talebine ilişkindir.
2. Sanık …’in temyiz isteği; haketmeden aldığı hapis cezalarının yeniden incelenmesi talebin ilişkindir.
3. Sanık …’in temyiz isteği; senetlerin sahteliğini bilmeden alıp kullanması ve eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, katılan …’nın bilgi ve rızası dışında borçlusu … olan beş adet bono düzenleyip kardeşi ve ortağı olan sanık …’e verdiği, sanık …’in de borçlarına karşılık şirket kaşesini basıp kendi imzası ile cirolayarak bu bonodan mağdur …’e vermek suretiyle sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık …, bonoların …’ın bilgisi dışında düzenlendiğinden haberdar olmadığını, bonoları kardeşi olan diğer sanık …’in getirdiğini, kendisinin de borcuna karşılık şirket kaşesini basıp cirolayarak …’ e verdiğini beyan etmiştir.
3. Sanık … suçlamaları kabul etmemiş; soruşturma aşamasında bonoların araba karşılığı katılan … tarafından kendisine verildiğini, daha sonra katılanın arabayı almaktan vazgeçtiğini ancak bu süreçte kendisi bonoları kullandığı için iade edemediğini savunurken; kovuşturma aşamasında, katılan …’a kalorifer malzemesi verdiğini, bonoları kendisinin düzenlediğini …’ın imzaladığını beyan etmiştir.
4. Adli Tıp Fizik İhtisas Kurulu’nun 18.11.2013 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu bonolardaki borçlu imzalarının … eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
5. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 26.12.2013 tarihli uzmanlık raporunda; incelenen bonolardaki borçlu imzalarının sanıkların ve katılanın eli ürünü olmadığı, 30.11.2012 vade tarihli bonoda ödeyecek hanesindeki … yazısının …’ın eli ürünü olmasının mümkün ve muhtemel olduğu, diğer bonolardaki bazı tanzim yazılarının sanık …’in eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir.
6. Mahkemece sanıkların sahte olarak tanzim ettikleri bonoları kullanmak suretiyle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Başka suçtan Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yüklenen suçlardan doğrudan zarar gören ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma … bulunan şikayetçi …’e duruşma günü usûlen bildirilip davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmak suretiyle iddia hakkının kısıtlanması,
2. 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, resmi belgede sahtecilik
suçunun mağdurunun kamu; dolandırıcılık suçunun mağdurlarının ise katılan … ve mağdur … olması nedeniyle atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli ve 2014/372 Esas, 2015/545 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, sanık … yönünden başkaca yönleri incelenmeyen 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.