YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12248
KARAR NO : 2023/20210
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/787 E., 2016/193 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; katılan tarafından sarf edilen sözlerin hakaret içeren sözler olarak değil “tahrik unsuru” olarak kabul edilmesi karşısında, bu durumun haksız tahrik hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sanığa verilen cezada indirim yapılması gerekirken yanılgıya düşülerek ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın Kıbrıs Şehitleri İlkokulunda okul müdürü olarak, katılanın ise sınıf öğretmeni olarak görev yaptıkları, olay tarihinde Konak Belediyesi iş birliğiyle okul bahçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla “okullar hayat bulsun projesi” kapsamında velilerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin katıldığı etkinliğin olduğu ve bu etkinlik sırasında okul müdürünün sınıf öğretmenlerinin öğrencilerin yanında durması için birkaç kez okul içerisinde bulunan öğretmenlere bahçeye çıkmaları konusunda yardımcı hizmetli olarak çalışan S.B. ile haber gönderdiği ancak öğretmenler bahçeye çıkmayınca okul merdivenlerinde mikrofon alarak öğretmenlerin bahçeye çıkmasını anons ettiği, anons sonrasında okul bahçesine çıkmakta olan katılanın bu şekilde anonsun yerinde olmadığına dair söz sarf etmesi üzerine sanıkla arasında tartışma çıktığı, çıkan tartışma sırasında sanığın katılana yönelik “Nasıl konuşacağımı sana mı soracağım lan, geç lan sınıfının başına” şeklinde sözler sarf ettiği ve katılanın hakaret etmeyin diye uyarması üzerine “hadi lan, lan da derim, dersem derim.” şeklinde sözlerini yenilediği iddiası ile kamu davasının açıldığı; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın hakaret ettiği tanık beyanlarıyla sabit olsa da, katılanın sanığa söylediği “Sen öğretmenleri mikrofonda anons yapamazsın, mikrofonu çabuk kapat, sen önce Türkçe konuşmayı öğren, ben seni o zaman anlarım.” şeklindeki sözlerle bu duruma sebebiyet verdiği ve katılanın söylediği sözler karşısında, sanığın tahrik altında üzerine atılı hakaret suçunu işlediği kanaatine varıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4.Tanıklar …..’nün beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5.Suça konu olaya ait kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında tanzim edilen bilirkişi raporuyla görüntülerdeki kişilerin hareketlerinden sözlü bir tartışmanın yaşandığı, ancak görüntü kayıtlarında ses içeriğinin olmadığı tespit edilmiştir.
6.Tanıklar …., katılan ve…. tarafından tanzim edilen tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi,
2.Kabule göre ise; sanığın hakaret suçunu haksız fiile tepki olarak işlemesi nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası yerine üçüncü fıkrasının gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.