Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/9543 E. 2013/14808 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9543
KARAR NO : 2013/14808
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, Mühür bozma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçu ile ilgili kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mühür bozma suçu ile ilgili kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sayacın söküldüğü 03.08.2010 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 18.09.2010 tarihinin yazılması, mahallinde düzeltilme olanağı bulunan bir yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre uygulamaya yönelik diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)Suça konu olan ESEM marka, 10501773 seri numaralı sayacın camının düşmüş olması nedeniyle 03.08.2010 tarihinde katılan kurum görevlilerince sökülüp götürüldüğü, 17.08.2010 tarihli sayaç ayar raporunda “sayacın T.C. mühürleri ile oynandığı, sökme takma yapıldığı, sayaca cam kenarından film şeridi ile müdahale edildiği, sayacın camının orijinal olmadığı, sayacın çalışır durumda olduğu” şeklinde tespitler yapıldığı, sayaç ayar raporundaki bilgilere göre de sanığın kaçak elektrik kullandığına dair 18.09.2010 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmaktadır. Katılan kurum tarafından gönderilen 02.10.1971 tarihli iş bitim bildiri belgesinin suça konu sayaçla ilgili bir belge olmadığı, dosyada bulunan 18.09.2010 tarihli ve 186349 seri numaralı sayaç mühürleme tutanağının ise suça konu sayacın sökülmesinden sonra takılan yeni sayaç ile ilgili olduğu, şu halde ESEM marka, 10501773 seri numaralı sayacın sökülmeden önceki bir tarihte katılan kurum tarafından mühürlendiğine dair belgenin dosya içerisinde bulunmadığı ve mühür bozma suçunun oluşabilmesi için Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ait mührün yeterli olmadığının anlaşılması karşısında; sökülen sayaca ilişkin 03.08.2010 tarihinden önce mühürleme tutanağının olup olmadığının katılan kurumdan sorulup, varsa bu tutanak getirtilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hangi tutanağa göre mühür bozma suçunun oluştuğu da açıklanmadan, yetersiz gerekçeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Kabule göre de; suç için yasada kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza (hapis cezası ) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. ( Yeni TCY. M. 50/2) Bu durumda yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir.
TCK’nın 203.maddesindeki suç tanımında hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının GÖZETİLMESİNE, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.