Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6630 E. 2023/1181 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6630
KARAR NO : 2023/1181
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/113 E., 2021/1141 K.
HÜKÜM : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/887 E., 2020/899 K.

Taraflar arasındaki taşınır rehini fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’den aldığı kredilere karşılık şirket adına kayıtlı araçlar üzerine rehin koydurduğunu, bankanın alacağını tahsil edememesi üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takiplerine geçildiğini, davalı …’in bankaya olan borcu ödediğini ve alacağı temlik aldığını, temlikle birlikte alacağın teminatlarının da davalı …’e devrolduğunu, müvekkilinin icra dosyalarındaki alacağın tamamını icra dosyasına ödemesine rağmen davalının araçların üzerindeki rehni kaldırmadığını ileri sürerek dava konusu araçlar üzerine konulan rehinlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçlar üzerine Ziraat Bankası A.Ş. Tarafından rehin konulduğundan rehnin müvekkili tarafından kaldırılması mümkün olmayıp davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davaya konu araçlarla ilgili olarak davacı aleyhine hiçbir işlem yapılmadığını, davacının lehine ipotek tesis ettiği bankadan rehnin kaldırılmasını talep etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Dahili davalı … A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın diğer davalıya tüm teminatları ile birlikte temlik edildiğini, davalı bankanın bu alacağa yönelik icra dosyalarında işlem yapmasının mümkün olmadığını, bankaya rehinlerin kaldırılması ile ilgili müracaatta bulunulmadığını, teknik olarak rehnin kaldırılmasının bankanın sisteminden olduğunun kabulü halinde dahi tarafların müracaat, talimat ve muvafakatları olmadan bu işleminin yapılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın davacı şirket aleyhine giriştiği takip dosyalarının taraflarının ve takip tutarlarındaki asıl alacak miktarlarının aynı olduğu, takip taleplerinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şerhinin mevcut bulunduğu, davalı banka ile diğer davalı … arasında imzalanan temlikname ile icra takip dosyalarındaki alacakların davalı …’e temlik edildiği, Denizli 4. İcra Müdürlüğünün 2013/5222 E. numaralı dosyası borçlularından Mustafa Hilmi Kocayaka tarafından 18.12.2014 tarihinde dosya borcunun tamamen ödendiği, diğer icra dosyalarındaki alacakların aynı olması nedeniyle tahsilde tererrür oluşturmamak kaydıyla açıldığından harç alınmaksızın infazen işlemden kaldırıldığı, davacının başkaca borcunun kaldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından davaya konu araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırılmasını talep hakkının bulunduğu, araçlar üzerindeki rehinlerin T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından, temlik alan davalı …’in muvafakatını almak suretiyle kaldırması gerektiği, fek işleminin yapılabilmesi içinde temlik alan davalı …’in muvafakatının bulunmasının şart olduğu, davalı … tarafından temlik alacaklısı olarak rehinin kaldırılması için bankaya başvurulduğu iddia edilmiş ise buna ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu araçlara ilişkin başlatılan rehin takibi dosyalarına vekalet ve temlikname sunmadıklarını, davaya konu araç üzerindeki rehnin davalı tarafından devir alınmadığını, dahili davalının rehinleri kaldırmaması sebebiyle bu davanın açıldığını, davalıya doğrudan husumet yöneltilemeyeceğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, temlikte yazılı teminatların davalıya devrinin gerçekleşmediğini, kayıtlarda hala banka rehin alacaklısı olarak görüldüğünden teminatların kaldırılmasından da davacıya karşı bankanın sorumlu olduğunu, davalının rehni tek başına bir işlem ile kaldırılmasının mümkün olmadığını, gerekli müracaatları bankaya yapmasına rağmen bankaca rehinin kaldırılmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Dahili davalı … A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava değerinin 26.000,00 TL olarak gösterildiğini, dava ıslah edilmemiş iken toplam rehin miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, temlik işlemi sonrasında icra dosyasında tassarrufta bulunma yetkisi diğer davalıya geçtiğinde bankanın tasarruf yetkisinin bulunmadığını, görevsiz mahkemede yapılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınmasının usule aykırı olduğunu, müvekkilinin dahili davalı olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının araçları üzerine konulan rehnin kaynağı olan borcun ödenmesi sebebiyle trafik tescilde rehin lehtarı olarak görünen davalı bankaya davadan önce yapılan başvurunun reddedildiği, rehinin sebebi alacağın davalı bankaca icra takibinden sonra teminatları ile birlikte diğer davalı …’ e temlik edildiği, temlik alan …’ in davadan önce rehinin kaldırılmasına muvafakat ettiğine ilişkin bir belge sunamadığı gerekçesiyle davalılar … ve Ziraat Bankası vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Dahili davalı … A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınır rehinlerinin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekili ve dahili davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ve dahili davalı bankaya ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.

T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde “Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı”,

492 sayılı Harçlar Yasası’nın 2. maddesinde “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı”,

1/e maddesinde “yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı”

2.a maddesinde de “1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında” maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen “esas hakkında” karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki “esastan” ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)

Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)

1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası’nın 73/3 maddesindeki “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına” ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.

Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.