Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7474 E. 2023/1547 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7474
KARAR NO : 2023/1547
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/916 Esas, 2021/974 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/543 E., 2019/51 K.

Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında Kamu İhale Kanunu uyarınca tıbbi malzeme alım sözleşmesi yapıldığını, 1997 yılından beri ortopedi ve beyin cerrahi konusunda implant satış ve pazarlaması yapan davacının 2000 yılından beri sözleşme ile sağlık kurumlarına ürün sattığını, son dönemlerde davacı ile aralarında sıkıntılar yaşandığını ve davacının 2015-2016 yıllarında dilekçe ekinde sunulan listede ismi geçen hastaların tedavisinde kullanılmak için malzemeyi davalıya verdiğini, ancak davalının 101 adet fatura toplamı 343.189,44 TL’yi ödemediğini ileri sürerek alacağın temerrüt tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; nakit sıkıntısı nedeniyle ödemelerin geciktiğini, ödemelerin muhasebe yönetmeliğine göre yapıldığını, davacının alacağının 340.472,63 TL olduğunu, 3.376.12 TL damga vergisinin mahsup edilmesi gerektiğini faiz oranın yasal faiz olması gerektiğini savunarak kabul edilen 340.472,63 TL dışındaki talebin ve avans faizi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağının 340.472.63 TL olduğu, davalı taraf ön inceleme duruşmasından önce dilekçe ile bu miktarı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ile, 340.472,63 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktar yönünden talebin reddine, vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nakit sıkıntısı nedeniyle ödemeler Döner Sermaye Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğine göre yapıldığını, ilgili Yönetmeliğin 22 nci maddesinin ödemelerin yapılmasında öncelik sırası belirlemiş olduğundan, nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde nakitlerin bazı öncelikli haller saklı kalmak kaydıyla kayıt alınma sırasına göre ödendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından satış faturaların başlangıç kayıt tarihinin 10.6.2015, son faturanın ise 9.3.2017 tarihli olduğu, taraflar arasında imzalanan 1.1.2016 tarihli sözleşmenin 11 inci maddesinin ödeme koşullarına ilişkin olup, faturaların kabulünden itibaren 270 günlük süre içinde imkanlar dahilinde ödeneceği şeklinde düzenlendiği, buna göre davacının alacağının sözleşme hükümlerine göre muaccel olduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından Döner Sermaye İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “ödemelerin yapılmasında öncelik” başlıklı 22 nci maddesi hükmüne göre yapıldığı ileri sürülmüş ise de bahse konu hükmün, alacağın muacceliyetine ilişkin bir düzenleme içermediği gibi sözleşmede yazılı en son ödeme süresinin de geçtiği, alacaklının mahkemeye başvurarak alacağını hüküm altına aldırmasına da engel oluşturmadığı anlaşıldığından mahkemece davalının da kabulünde olan 340.472,63 TL alacağa hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 331, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 90 ıncı maddesi, Döner Sermaye İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 22 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.