YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/24891
KARAR NO : 2011/35201
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)-Sanık hakkında 27.02.2004 tarihli tutanaktan dolayı kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa atılı elektrik enerjisi hırsızlığı suçunun gerektirdiği cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerine göre hesaplanan yedi yıl altı aylık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında 27.02.2004 tarihli tutanaktan dolayı açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2)-Sanık hakkında 06.09.2004 tarihli tutanaktan dolayı kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar, aynı kanun maddesinin 1. fıkrasındaki diğer haklarından yoksun bırakılma güvenlik tedbirlerinin ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu ve bu hususun infaz aşamasında nazara alınması mümkün bulunduğundan, hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1,2,3 maddesinin tatbikine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususa değinen bozma görüşüne iştirak edilmemiş ve dosya içeriğine göre,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a)-5237 Sayılı TCK.nun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK.nun tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde belirlenen sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun tüm hükümleri birlikte uygulanması gerekirken açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan 5237 sayılı yasa hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)-Sanık hakkında 27.02.2004 tarihli tutanaktan dolayı açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi karşısında, olayda 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanma olanağının kalmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.