Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1745 E. 2023/1672 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1745
KARAR NO : 2023/1672
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/275 Esas, 2022/5 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan …’in davacı aleyhine alacaklı olduğundan bahisle 05.01.2000 tanzim tarihli 12.06.2000 vade tarihli 65.000,00 USD bedelli bonoya istinaden icra takibinde bulunduğunu, takip konusu senette alacaklı görünen davalılardan … ile davacının hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, diğer davalılarla araç alımına ilişkin senet düzenlediklerini, keşidecinin davacı, lehtarın ise davalılardan … olduğu bononun borç miktarının yazıldığı bölüme benzer senet parçası yapıştırıldıktan sonra bu parçanın davalılarca kaldırılıp borç bölümüne 65.000,00 USD yazıp davalı … vasıtasıyla icra takibine konulduğunu, davalılarca dava konusu bononun sahtecilik yoluyla tanzim edildiğini, davalıların kötü niyetle hareket ettiğini belirterek takip konusu senedin iptaline, senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişler, duruşmalardaki beyanlarında davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 07.03.2019 tarih, 2018/160 E. ve 2019/73 K. sayılı kararı ile senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille kanıtlanması gerektiği davacının senedin aradaki anlaşmaya aykırı dolduruluğu yönünden bir iddiası bulunmadığı gibi yazılı bir delil de sunulmadığı, keşideci sıfatını taşıyan davacının geçerli imzasını taşıyan senedin daha sonradan doldurulmasının mümkün olduğu, bu durum senedi sahte hale getirmeyeceği gerekçesiyle davalı alacaklı … yönünden davanın esastan reddine, alacaklı sıfatını taşımayan davalı … ve … mirasçıları yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.05.2021 tarih, 2020/3724 E. ve 2021/4453 K. sayılı kararı ile mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gereği gibi yerine getirilmediği, menfi tespit davasının konusunun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasından ziyade, davaya konu bononun lehtar ve miktar bölümüne benzer senet parçası yapıştırıldıktan sonra bu parçanın davalılarca çıkarılmak suretiyle sahtecilik yapıldığı iddiasına dayandığı, bono da sahtecilik yapılıp yapılmadığına ilişkin konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine yeniden inceleme yaptırılarak, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor aldırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, keşideci imzasını taşıyan senedin daha sonradan doldurulmasının mümkün olduğu gerekçesiyle karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

E.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde senette ne yönde sahtecilik yapıldığına dair somut bir olgu ortaya koymadan soyut ifade ile sahtelik iddiasında bulunduğu, davaya konu bononun lehtar ve miktar bölümüne benzer senet parçası yapıştırıldıktan sonra bu parçanın davalılarca çıkarılmak suretiyle sahtecilik yapıldığı iddiasının ilk kez temyiz aşamasında ileri sürüldüğü, mahkeme yazı işleri müdürlüğü kasasında bulunan senet aslı bizzat hakimlikce de incelendiği, gerek 24.12.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu gerek 17.12.2021 tarihli kriminalistik incelemeler uzmanı bilirkişi kurulu raporunda bahsedilen, senette matbu metni bölümünde “vukuunda ” ibaresi ile başlayan altıncı satır boyunca çizgisel özellik taşıyan lokal lif ayrışmaları ve yüzey madde kayıplarının bilirkişi incelemesine gerek duyulmadan çıplak gözle fark edilebildiği, ancak bunun mahiyeti hakkında değerlendirme yapabilmenin mümkün olmadığı, nitekim her iki bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, düzenleme tarihi 2000 yılı olan senetteki bir takım yıpranmaların ve keşideci sıfatını taşıyan davacının geçerli imzasını taşıyan senedin daha sonradan doldurulmasının senedi sahte hale getirmeyeceği, ispat yükünün sahtelik iddiasında bulunan davacı taraf üzerinde olduğu ve bu iddiasının usulünce ispat edilebildiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle alacaklı davalı … aleyhine açılan davanın esastan reddine, alacaklı sıfatı bulunmayan … ve … mirasçıları aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, bozma ilamında bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmesine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, Hukuk Genel Kurulu’nun 06.06.2001 tarih, 2001/12-466 E. ve 2001/483 K. sayılı kararı ve dosyada mevcut bozma ilamı doğrultusunda, bozma gerekçesinde istenilen hususların ayrıntılı olarak değerlendirileceği, dosya kapsamınca Yargıtay denetimine elverişli Marmara Üniversitesi Grafoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden yeni bir rapor aldırılması gerekir iken bu yönde hiç bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ve ceza davasında alınan bilirkişi raporları, ceza davasında tespit edilen maddi olgular ile alınan Adli tıp raporu ve davacı iddiaları hep birlikte değerlendirildiğinde bononun hileli yollarla sahte olarak düzenlendiğinin açıkça ortada olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından keşide edilen 05.01.2000 tanzim tarihli 12.06.2000 vade tarihli 65.000,00 USD bedelli bononun lehtar ve miktar bölümüne benzer senet parçası yapıştırıldıktan sonra bu parçanın davalılarca çıkarılmak suretiyle sahtecilik yapıldığı iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dava, 12.06.2000 vade, 05.01.2000 düzenleme tarihli 65.000,00 USD tutarlı bonoya ilişkin sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Mahkemece davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın esastan reddine, diğer davalılar yönünden husumetten reddine karar verilmiştir. Mahkemece alınan 24.12.2018 tarihli Adli Tıp raporunda; inceleme konusu senette matbu metni bölümünde “vukuunda ” ibaresi ile başlayan altıncı satır boyunca çizgisel özellik taşıyan lokal lif ayrışmalarının ve yüzey madde kayıplarının bulunduğu, söz konusu lif ayrışması ve yüzey madde kayıplarının soldaki motifle, sol ve sağ kenarlar boyunca da gözlendiği, yine sağ üst bölümde yapıştırıcı bakiyelerinin bulunduğu, matbu “vukuunda” ibaresinden sonra yer alan siyah mürekkepli kalem ile yazılmış “Acıpayam” ibaresindeki “y” harfinin kesiştiği lif ayrışması ve yüzey madde kaybından sonra yazılmış olduğu, bulgular birlikte değerlendirildiğinde inceleme konusu senedin üzerine evvelce yapıştırılmış materyalin senet yüzeyinden koparılmış olduğu, söz konusu materyalin alt kenarının inceleme konusu senedin matbu “vukuunda” ibaresi ile başlayan satırı boyunca uzandığı, inceleme konusu senedin sağ ve sol kenarlarına da temas ettiği, ancak mahiyeti hususunda teknik olarak daha ileri bir tespite gidilemediği tespiti yapılmış, bozma sonrası alınan üç kişilik adli tıp uzmanından oluşan 17.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise inceleme konusu senedin 6 ncı satırında senedin eni boyunca oluşmuş çizgisel özellikte lif ayrışmaları ve yüzeysel madde kayıpları, sağ üst bölümde yapıştırıcı kalıntılarının tespit edildiği, tüm 6 ncı satır boyunca maddi kayıp saptanmasına rağmen aynı satırda siyah mürekkeple yazılmış “Acıpayam” el yazısında herhangi bir silinti yada kayıp tespit edilemediği, yapılan bu tespitler ışığında senedin üzerinde önceden yapıştırılmış bir nesnenin senet yüzeyinden koparıldığı ve bu kopartılan bölümün boş kısmına “Acıpayam” el yazısının yazıldığı, ancak yapıştırılıp sökülen nesnenin niteliği hususunda teknik olarak daha fazla bilgi verilemeyeceği tespiti yapılmıştır. Dava konusu bono sebebiyle davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan açılan Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/302 E. 2008/368 K. sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Fizik Grafoloji İhtisas Dairesinin 13.11.2003 tarihli raporunda inceleme konusu senette ” vukuunda Acıpayam Mahkemelerinin selahiyetini şimdiden kabul eylerim” yazılarının bulunduğu satır üzerindeki matbu yazılarda ve kağıt yüzeyinde senet boyunca çizgisel tarzda doku kaybının mevcut olduğu, aynı hat üzerinde bu doku kaybının kenar motifi üzerinden de devam ettiğinin tespit edilmiş, yine aynı dosyada alınan Ankara Merkez Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kriminal bilirkişilerince düzenlenen raporda da senedin aynı bölümünde kağıt liflerinde meydana gelen deformasyonların evvelce bu bölüme yapıştırılmış kağıt parçasının sökülmesi esnasında oluşmuş olabileceği tespiti yapılmıştır.
Ceza davasında davalı sanıkların beraatlerine ilişkin karar Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2005/3859 E.-2007/1046 K. sayılı ilamıyla “sanıkların söz konusu senedin borç miktarının yazıldığı bölüme benzer senet parçası yapıştırdıkları, bu bölüme gerçek borç miktarı yazdıkları, katılan tarafından imza atıldıktan sonra bu parçayı kaldırıp borç bölümüne 65.000,00 USD yazıp sanık … vasıtasıyla icra takibine başlamak suretiyle fikir ve eylem birliği içerisinde resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işledikleri gerekçesiyle” bozulmuş, bozma sonrası kurulan mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalılar hakkında neticeten zaman aşımı nedeniyle ceza davasının düşürülmesine karar verilmişse de, ceza dosyasında değerlendirilen deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının da birbiriyle örtüştüğü dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.