Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6568 E. 2023/1445 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6568
KARAR NO : 2023/1445
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1637 Esas, 2021/902 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/428 E., 2019/336 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sermayesinin %99,79’unun İstanbul Büyükşehir Belediyesine, %0,21’inin İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı şirketlere (İSPARK vs) ait olan ve ilgili mevzuat hükümlerine göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, İstanbul’da kamu hizmeti verdiğini, tüm raylı ve metro ulaşımlarını sağladığını, davacının yaklaşık 80 tane markasının bulunduğunu, bu markaların neredeyse hepsinin, verdikleri hizmetlerin, yani metro, tramvay ve ulaşım gibi kelimelerinin asli unsur olarak kullanılması ile oluştuğunu, davacının 2017/105438 sayılı “Metro Türk” ibareli markanın, 39. sınıfta yer alan “Raylı sistemler taşımacılığı” hizmetlerinde adına tescili için başvuruda bulunduğu, … Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 24.09.2018 tarih ve 2018/M-7993 sayılı kararı ile başvurunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü gereğince, 2017/87189 sayılı “Metro Türk” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davacının markası ile redde gerekçe gösterilen markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde aynı olmadığını, redde gerekçe gösterilen markada şekil unsuru bulunmazken, davacının markasında ayırt edicilik sağlayan ve herkes tarafından bilinen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve metronun logolarının bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescili istenilen markanın redde mesnet olan marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ve aynı sınıfa ilişkin olduğunu, bir başvurunun 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında mutlak ret sebebine dayanılarak reddi için aranmakta olan, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması koşulu ve önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal/hizmetlerin bulunması koşullarının her ikisinin birden somut olayda gerçekleşmiş olduğunu, tescili istenen “Metro Türk” ibaresinin redde mesnet olan “Metro Türk” ibareli marka ile görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, tescili istenilen marka kapsamındaki mal/hizmetlerin önceden başvurusu yapılmış olan ve redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu, başvuru konusu markada kullanılan şekil unsurunun markalar arasındaki ayniyeti ortadan kaldırabilecek durumda olmadığını, iki markanın ortalama dikkate ve özene sahip müşteri kitlesi üzerinde aynı ticari kaynaktan geliyor olduğu fikrinin oluşturacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Metro Türk” ibaresinin tescili talep edilen hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu, redde gerekçe marka tek başına bu ibareden oluşmakta iken dava konusu marka kapsamında yer alan ve görsel bakımdan kelime unsurları ile eşit baskınlıkta yer alan “Metro Türk + şekil” unsurlarının markaya belirli bir düzeyde ayırt edicilik kattığı, dava konusu marka ile redde gerekçe marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar kelime unsurları bakımından aynılık söz konusu olduğundan işitsel benzerlikten bahsedilebilirse de dava konusu markanın içerdiği şekil unsurları nedeniyle markaların görsel bakımdan ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığı, davaya konu 2017/105438 sayılı “Metro Türk” ibareli marka ile redde gerekçe 2017/87189 sayılı “Metro Türk” ibareli markanın, “raylı sistemler taşımacılığı” hizmetleri bakımından aynı emtiayı içeriyor olsa da 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 24.09.2018 tarih, 2018/M-7993 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, tescili istenilen marka ile redde mesnet olan markanın görsel ve işitsel olarak aynı olduğunu, ayrıca tescili istenilen marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin redde mesnet teşkil eden markanın da kapsamında bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının marka tescil başvurusu ile redde mesnet markanın 39. sınıfta aynı hizmetlerde kullanılmak istenmesine ve her iki markada da “Metro Türk” ibaresi yer alsa da, davacının marka tescil başvurusunda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait belli bir bilinirliğe sahip logo ile kırmızı lacivert yer gösterme simgesini andıran işaretin, dava konusu başvuruyu, redde mesnet markadan, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının markası ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayniyet veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmü.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.