Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6651 E. 2023/1447 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6651
KARAR NO : 2023/1447
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1645 Esas, 2021/872 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/31 E., 2019/329 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurul (YİDK) Kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “MONEY” esas unsurlu seri nitelikte tanınmışlık vasfı taşıyan markaların sahibi olduğunu, markaların uzun süredir kullanıldığını, davalının davacının markalarıyla iltibas yaratan ve onlara tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki “HEPİMONEY 100 50+Şekil” ibareli, 9, 35, 36 ncı sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun ilânı üzerine iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet vakıasına dayalı olarak başvurunun reddi talebini içeren itirazlarının nihaî olarak da Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından 2018/M-9894 sayılı kararla işaret ve markaların benzer olmaması gerekçesiyle reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve davalı adına tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Hepiall Bilgi Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; her iki şirketin icra ettikleri iş kolunun birbirinden oldukça farklı sektörler olduğunu, markalar arasında benzerlik ya da ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, zira farklı tüketici kesimlerine hitap ettiklerini, davacının “MONEY” ibareli markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve bir kişinin tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu cevap dilekçesinde; davacı tarafından markalarda benzerliğe sebebiyet verdiği ifade olunan “MONEY” ibaresinin ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olduğunu, bu sebeple zayıf marka konumunda olduğunu, başvurunun biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle davacının markalarından farklılaştığını, davacı ve davalı markalarının bütün olarak korunmasının sözkonusu olabileceğini, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak iltibasa yol açabilecek derecede bütünsel bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle başvurunun davacı markalarıyla iltibas yaratması ihtimalinin de bulunmadığını, davacının markalarının tanınmış olmasının da sonucu değiştirmeyeceğini, başvurunun kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “MONEY” ibaresinin Türkçe’deki karşılının para olduğunu, para ibaresinin, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık, ayırt ediciliği bulunmayan, bir kimseye bağlanması olanaksız olduğu, davacının her bir markasında MONEY ibarelerinin kullanılıyor olmasının, kelime olarak tanımlayıcı nitelikte ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olduğundan ayırt ediciliği bulunmayan bu sözcük üzerinde ona markasal tekel kurma hakkı sağlamayacağı, davalıya ait başvuru konusu işaret “HEPİ” ve “MONEY” ile “100 50+Şekil” unsularının biraraya getirilerek oluşturulduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intiba bakımından bütün olarak ayırt ediciliği bulunduğu, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyet olarak değerlendirilemeyeği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine davaya konu marka ile davacıya ait “money” ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, somut olayda, aranan tüm şartların gerçekleştiğini, davaya konu “hepimoney 100 50” markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakmakta ollduğunu, söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, davacıya ait “money” ibareli seri markaların yapılan yatırımlar ve yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandığını, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece ve sadece davacıya ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının marka başvurusuna konu olan “HEPİMONEY 100 50+Şekil” ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “MONEY” ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı başvurusuna davacı tarafından 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve dokuzuncu fıkraları kapsamında yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü ve dokuzuncu fıkraları hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.