YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25043
KARAR NO : 2012/45873
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık … ‘in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143, 116/2-4. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ve 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının hakkında uygulanmasına dair BOLU 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli ve 2010/510 esas, 2011/52 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.08.2012 gün ve 2011/13271/46838 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2012 gün ve 2012/223566 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Kayden 02/03/1995 doğumlu olup yargılamanın yapıldığı tarihte 18 yaşını doldurmamış sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi uyarınca müdafii atanmaksızın sorgusunun yapılarak karar verilmesinde,
2-“Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır” şeklindeki 5237 sayılı Kanun’un 185/1. maddesi karşısında yargılamanın gizli yerine açık yapılması suretiyle karar verilmesinde,
3-Suçun işlendiği 29/07/20110 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
4-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” şeklindeki 53/4. maddesi karşısında fiili işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan sanık hakkında aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
5- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun geçici 1. maddesindeki “Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.” düzenlemesi ile aynı kanunun 25. maddesindeki “Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.” hükümlerine aykırı olarak Cumhuriyet Savcısının katılımı ile duruşma yapılıp mütalaası alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BOLU) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 10.02.2011 gün ve 2010/510, 2011/52 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.