Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/16344 E. 2023/4154 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16344
KARAR NO : 2023/4154
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Üsküdar (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2012 tarihli ve 2012/116 Esas, 2012/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 17.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Üsküdar (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2012 tarihli ve 2012/116 Esas, 2012/188 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2015/11576 Esas, 2018/6296 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına,
3. Bozma üzerine İstanbul Anadolu 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/483 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi, 62 … maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 17.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına, hükmedilen cezanın koşullu salıverilmeden sonra kamu hizmetine çevrilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi … …’ın 14.06.2011 tarihinde yetkilisi olduğu … Enerji İnş. Teks. Mob. Koz. Ür. San. İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti.’nin Akbank Adapazarı Şubesi nezdinde bulunan çek hesabına ait Z5928805 seri nolu çekin kaybolduğu yönünde müracaatta bulunduğu, 15.06.2011 tarihinde suça konu çekin hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen V.H. tarafından Akbank Üsküdar Şubesine ibraz edildiği, tanık V.H.’nin çeki bankaya ibraz etmesi için şikâyetçi …’in kendisine verdiğini söylediği, şikâyetçi …’in ise kira borcunu ödeyemediğini ve sıkıştığını söyleyen sanığın çeki kırdırıp, kardeşinin adı olan M.K. ismini kullanarak TC kimlik numarasını yazıp ciroladığını ve kendisinden 8.000,00 TL para aldığını, kalan 2.500,00 TL’yi de sanığın kira borcuna karşılık tanık Y.H.’ye teslim ettiğini belirttiği anlaşılmakla, sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilerek hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında, şikâyetçiyi tanımadığını, çek vermediğini, çekle ilgisi olmadığını ileri sürmüş; bozma sonrası alınan savunmasında, şikâyetçiyi tanıdığını, kesinleşen mahkûmiyetleri nedeniyle çeki kardeşi M.K.’nın isim ve kimlik numarasını kullanarak ciro edip verdiğini ikrar etmiştir.
3. Bozma öncesi soruşturma aşamasında alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 04.07.2011 tarihli uzmanlık raporunda; bahse konu çekin hakiki olduğu, ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları, keşideci imzaları, arka yüzdeki ciranta hanelerindeki el yazıları ve ciranta imzaları ile şikâyetçi … ile V.H. isimli şahısların imza ve el yazıları arasında irtibat tespit edilememiştir.
4. Bozma sonrası mahkeme gözleminde; çekin yasal unsurlarını haiz gerçek bir çek olduğu, çekteki kimlik numarasının sanığa ait olmadığı, çek üzerinde silinti ve tahrifat olmadığı tespiti yapılmıştır.
5. Soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan Y.H. de şikâyetçinin beyanını doğrulamıştır.
6. Mahkemece yapılan yargılamada, yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Dosya içerisinde mevcut bulunan sanığın ikrar içerikli savunması, şikâyetçi ve tanık beyanları, raporlar ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kuran mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/483 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.