Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11305 E. 2023/18655 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11305
KARAR NO : 2023/18655
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteğinin; sanığa emniyet ifadesi alınırken müdafii seçme hakkı tanınmadan müdafii talep etmedi matbu kısmı imzalatılarak müdafi seçme hakkının geçiştirildiğine ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğine, ifadelerini kolluk baskısı altında verdiğine, tutanaktaki gibi sanığa parası eksik iade edilerek soruşturma güvenliğinin ihlal edildiğine, fotoğraf teşhis işlemlerinin usule uygun olmadığına her iki mağdurun aynı tutanakla aynı anda aynı şahısları tespit etmelerinin usule aykırı olduğuna, suçun oluşabilmesi için somut delillerle ispatlanması gerektiğine, çelişkili mağdur beyanları ve tanık beyanının hükme esas alındığına, mağdurların sadece soruşturma aşamasındaki beyanlarıyla hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın mağdurlarla tanışıklığının muğlak kaldığına, para alışverişi ve cinsel birliktelikleri ispatlayan delil bulunmadığına, mağdurlardan …’nin hamile olduğu sırada fuhuşa başladığına dair beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanıkların lehe beyanlarına itibar edilmediğine ve resen belirlenecek nedenlerle kararların bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, yabancı uyruklu mağdurlara müşteri bulduğu ve para karşılığında ilişkiye girmelerine müsaade ettiği ve alınan paranın bir kısmını mağdurlara verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığa yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.