YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4001
KARAR NO : 2023/18673
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli 2015/46 Esas, 2015/876 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yalnızca ziraat mühendisi tarafından düzenlendiği, atıkların niteliği ve niceliği hakkında bilgi verebilecek kimya mühendisinin keşfe çağrılmadığı ve rapora katılmadığı bu hali ile eksik rapora dayanılarak müvekkili hakkında hatalı hüküm kurulduğu, sanığın atılı suçu kasten işlemediği taksirli sorumluluğun ise mahkemece değerlendirilmediği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın sorumlusu olduğu fide üretim tesisine ait sera ve ısı santralinden çıkan atık suların arıtılmadan alıcı ortama verildiğinden bahisle çevrenin kasten kirletilmesi suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; iddia, sanık savunması, ihbar yazısı, denetim raporu, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamından sanığın işletmeciliğini yaptığı seralardan çıkan atık suların arıtılmadan alıcı ortama verildiğinin tespit edildiği, doğal ortama verilen atık suda ilaç ve gübre karışımının bulunduğu, suyun herhangi bir tedbir alınmaksızın verildiği ormanlık alanda bir kısım ağaçların kuruduğunu mahallinde yapılan keşifte tespit edildiği yine bu suların toprak kanalla tesislerin yakınında ve ormanlık alanın bitişiğinde oluşturulan 3×3 metre karelik derinliği de yaklaşık 2 metre olan toprak havuza akıtıldığı, bu havuzdan toprağın içine doğru boru ile kirli suyun gelişigüzel verildiği, keşif esnasında da aynı kirli suyun alıcı ortama akıtılmaya devam edildiği belirtilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.