YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1925
KARAR NO : 2023/3791
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1462 E., 2022/2411 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/233 E., 2021/159 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı ve kararı fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının apartman görevlisi ve bahçıvan sıfatı ile davalı sitede 30.01.1991 den itibaren çalışmaya başladığını, haksız olarak 31.08.2018 de işten çıkartıldığını, çalışma sürerken 10.05.2010 da emekli olduğunu, iş yerinden çıkış yapıldığını, bu tarih itibarı ile işçilik alacaklarının kısmen ödendiğini, ibraname alındığını, bakiye alacakların ödenmediğini, emekli olduğu 10.05.2010 dan 31.08.2018’e kadar geçen dönem sigortasının yapılmadığını SGDP nin ödenmediğini bu dönem için alacakların da verilmediğini, davacının haftanın 6 günü 07,00-20,30 arası sabahları servis, ardından öğlene kadar bahçe işleri, öğleden sonra temizlik akşamları çöp toplama olmak üzere gün boyu çalışmasının sürdüğünü, 1.840,00 TL ve barınma karşılığı çalıştığını maaşların elden ödendiğini belirterek 10.05.2018-31.08.2018 dönemi sigortalılığının gerçek ücret üzerinden tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; zaman aşımı itirazını ileri sürmüş hak düşürücü sürenin geçtiğini hizmet tespiti ve alacak davalarının bir arada görülemeyeceğini davacının 01.07.2002 de işe girdiğini kesintili çalışma olduğunu, 10.05.2010 da işten çıktığını, ardından 02.07.2011-03.07.2014, 01.08.2014-30.04.2017, 05.05.2017-31.08.2018 olmak üzere 4 dönem çalıştığını, 01.07.2002 öncesi çalışmanın Saygınlar sitesi toplu yapı yönetim kurulunda geçtiğini alınan karar ile her ada yönetiminin ayrı tüzel kişilik alması gelir giderlerini kendisinin karşılaması kararı gereği ada yönetiminin yeni bir tüzel kişilik olarak ortaya çıktığı bu karardan sonra davacının 01.07.2002 den sonra davalı ada yönetiminde çalıştığını, önceki dönem çalışmadan kaynaklı sorumluluklarının bulunmadığını, 10.05.2010 da emekli olduktan sonra alacakların ödendiğini, emekli olduktan 10 ay sonra tekrar çalışmaya başladığını, dönem dönem istifa edip ayrılıp tekrar işe girdiğini kesintili çalışma olduğunu, asgari ücret aldığını, haftada 5 gün 09,00-16,00 arası cumartesi günleri ise 09,00-14,00 arası mesai yaptığını, SSK’ya tüm çalışmaların bildirildiğini, dava dilekçesinde açıklama bölümünde 10.05.2010-31.08.2018 tarihleri yazılı ise de talep bölümünde 10.05.2018-31.08.2018 yazıldığından talep bölümündeki istekle sınırlı davanın görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2-Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek zaman aşımı husumet itirazı ile birlikte davanın reddini istemiş, kesintili bildirim olduğunu ve fer’i müdahil olmaları gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dava, davacının 10.05.2010-31.08.2018 döneminde davalı site yönetiminde hizmet akdine tabi olarak çalışıp çalışmadığı, aldığı ücretin ne kadar olduğuna ilişkindir. Her ne kadar davacı 2010-2018 dönemi için dava açmış ise de bu dönemde 01.07.2011-03.07.2014 (cetvelde giriş 02.07.2011 gözükse de 7.ay için 30 günlük prim yatırılmıştır), 01.08.2014-30.07.2017, 05.05.2017-31.08.2017 dönemi davalı işveren tarafından davacının sigorta bildirimlerinin kuruma yapıldığı anlaşıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamakla bu dönem için talebin reddine karar verilmesi gerekir.
Buna göre dava edilen dönemde eksik bildirim yapılan süreler 11.05.2010-30.06.2011, 04.07.2014-01.08.2014 ve 01.05.2017-05.05.2017 dönemleri olmakla değerlendirme buna göre yapılmıştır. Davalı tanıkları dahil tüm tanıklar davacının davalı iş yerindeki çalışmaları sonucu 2010’da emekli olduğunu, ancak çalışmasına ara vermeksizin ağustos 2018’e kadar çalışmanın sürdüğünü, karar defterinde mayıs 2017 de fesihten bahsedilse de fesih işleminin fiilen gerçekleşmediği dolayısıyla bildirim yapılmayan bu tarih aralığında davacının kapıcılık hizmetinin sürdüğü sabit olduğu” gerekçesiyle “Davacının davasının kısmen kabulüne,
Dava konusu dönem içinde kalan 01.07.2011-03.07.2014, 01.08.2014-30.04.2017, 05.05.2017-31.08.2018 dönemi hizmet bildirimi yapılmış olmakla bu dönem için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından isteğin reddine,
Bildirim yapılmayan 11.05.2010-30.06.2011, 04.07.2014-01.08.2014, 01.05.2017-05.05.2017 döneminde davacının davalı işveren yanında asgari kapıcı ücreti ile çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; … 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/228 Esas sayılı dava dosyasında müvekkil site yönetiminin tüzel kişiliğinin bulunmadığına karar verildiğini, müvekkilinin taraf ehliyeti bulunmadığından bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının bildirilen kesintili çalışmanın haricinde bir çalışmasının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili İstinaf dilekçesinde;davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, çalışmanın yöntemince araştırılmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelere göre davacının 01.06.2010 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, öncesinde davalıya ait işyerinden bildirimleri bulunduğu, dava konusu dönemde 01.07.2011 ile 03.07.2014 tarihleri arasında ve 01.08.2014 ile 30.04.2017 arasında ve 05.05.2017 ile 31.08.2018 tarihleri arasında 2 kodu ile SGDP’e tabi olarak davalıya ait iş yerinden çalışmalarının kesintili olarak bildirildiği, her ne kadar apartman karar defterlerindeki kayıtların kesintili bildirimlere uygun olduğu görülüyorsa da; davalı tanıkları dahil bordro tanıkları ve davacı tanıklarının davacının emekli olduktan sonra kesintisiz kapıcı olarak çalışmaya devam ettiği yönündeki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre çalışma olgusunun ispatlandığı, dava dilekçesinin içeriği ve davacının bildirimlerinin 2 kodu ile SGDP’e tabi olarak bildirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının talebinin SGDP’e tabi olarak geçen hizmetlerin tespiti olarak kabulü gerektiği, her ne kadar mahkeme hükmünde bu hususa ilişkin açıklık yoksa da, bu durumun Kurum tarafından hükmün infazı sırasında resen gözetileceği değerlendirilerek davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer’i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; gerekli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiği belirtilerek kararın bozulması talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, anılan hükme aykırı olarak, davacının talep konusu dönem içerisinde davalı işyerinden bildirimlerinin SGDP’e tabi olarak yapıldığının belirtilmemiş olup infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 üncü bendin “asgari kapıcı ücreti ile ” kısmından sonra “…SGDP’ e tabi olarak “sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.