Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2454 E. 2023/4326 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2454
KARAR NO : 2023/4326
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, mahkûmiyet

Sanık hakkında, katılan …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 … maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında katılan …’ya yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2013/304 Esas, 2014/271 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında
a) Katılan …’yı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b) Katılan …’i neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2013/304 Esas, 2014/271 sayılı kararlarının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2017/1074 Esas, 2017/14906 Karar sayılı kararı ile;
“a) Katılan … ile ilgili Şişli Eftal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin epikriz raporunda; ‘sternum alt ucunda 1 cm.’lik, sol 7. Kosta hizasında orta koltul (koltuk) altı çizgisi üzerinde 2 cm.’lik düzgün kenarlı kesi mevcut’ olduğunun belirtilmesi, Adi Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 19/06/2013 tarihli raporunda da, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının bildirilmesi karşısında katılanın tedavi evrakının gönderilerek İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden rapor alınmasının ardından sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık ve katılan …’nın bitişik nizam apartmanların aynı katlarındaki yan yana olan dairelerinde ikamet ettikleri, katılan … ve misafiri olan katılan …’in gece geç vakitte yüksek sesle müzik dinledikleri, sanığın katılanları bu konuda uyarmasının ardından müziği kapattıkları halde balkondan balkona karşılıklı küfürleştikleri, bundan sonra tarafların aşağı indikleri ve katılanların yaralanması ile olayın sonlandığı anlaşılmakla; katılanların gece vakti, saat 23.00 sıralarında yüksek sesle müzik dinlemelerinin, komşuları olan sanık yönünden TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektireceği gözetilmeden, sonradan oluşan haller değerlendirilerek tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2017/714 Esas, 2020/60 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası ve 35 … maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 … ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 … maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/113 Esas, 2020/294 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/113 Esas, 2020/294 Karar sayılı kararının katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/3610 Esas, 2022/4101 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık ve katılan …’nın bitişik nizam apartmanların aynı katlarındaki yan yana olan dairelerinde ikamet ettikleri, katılan … ve misafiri olan katılan …’in gece geç vakitte yüksek sesle müzik dinledikleri, sanığın katılanları bu konuda uyarmasının ardından müziği kapattıkları halde balkondan balkona karşılıklı küfürleştikleri, bundan sonra tarafların aşağı indikleri ve sanığın her iki katılanı yaraladığı olayda;
İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarih ve 2013/304 Esas, 2014/271 Karar sayılı ilamları ile; sanığın katılan …’yı kasten yaralama suçundan 5237 TCK’nin 86/1, 86/3-e, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve katılan …’i kasten yaralama suçundan 5237 TCK’nin 86/1, 3-e, 87/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmesinin ardından bu kararların sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarih ve 2017/1074 Esas, 2017/14906 Karar sayılı ilamı ile her iki hükmün bozulduğu, bozma üzerine İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarih ve 2017/714 Esas, 2020/60 Karar sayılı görevsizlik kararı ile; sanığın katılan …’ya yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturma ihtimali bulunduğundan bahisle görevsizlik kararı ile dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde inceleme konusu karar verildiği anlaşılmakla;
a) Bozma ilamı öncesinde sanığın katılanlar … ve …’e yönelik kasten yaralama eylemleri nedeniyle iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen bozma sonrasında hangi katılana yönelik olduğu da belirtilmeden tek hüküm kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
b) Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,”
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

6. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/294 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında
a) Katılan …’yı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b) Katılan …’i neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Sanığın ağır tahrik altında hareket ettiğine,
3. Katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle silah artırımı yapılmaması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılan …’nın bitişik nizam apartmanların aynı katlarındaki yan yana olan dairelerinde ikamet ettikleri, katılan … ve misafiri olan katılan …’in gece geç vakitte yüksek sesle müzik dinledikleri, sanığın katılanları bu konuda uyarmasının ardından müziği kapattıkları hâlde balkondan balkona karşılıklı küfürleştikleri, bundan sonra tarafların aşağı indikleri ve sanığın her iki katılanı adlî muayene raporlarında belirtildiği şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği, katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulundukları, her iki taraf lehine anlatımları olan tanık beyanlarının dava dosyasına eklendiği belirlenmiştir.

3. Sanığın eylemi neticesinde katılan …’da meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 26.04.2019 tarihli;
“…sternum ön hatta ksifoidin 3 cm. üzerinde 2 cm. kesi, sol hemitoraks midaksillar hatta 7. Kot hizasında 2 cm. kesi, sağ zigomada şişlik, sol frontalde kesi, toraks BT’de solda plevral mesafede yer yer

hava imajları izlenmekte olup, görünüm minimal pnömotoraks lehine değerlendirildiği, pnömotoraksa neden olan yaralanmasının hayati tehlikeye neden olduğu,”
Görüşünü haiz adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan … Vekilinin Suç Vasfı Yönünden
Komşu olan katılan ile sanık arasında katılanın geç vakitte yüksek sesle müzik dinlemesi nedeniyle çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın katılanı bıçakla hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda, taraflar arasında önceye dayalı husumetin bulunmaması, tartışmanın aniden kavgaya dönüşmüş olması, kullanılan suç aletinin kullanılış şekli, katılanın vücudunda meydana gelen harabiyet ve eyleme son veriliş şekli birlikte dikkate alınarak Mahkemece sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlediğinin kabulü ile buna uygun uygulama yapılmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru Savunma Yönünden
Sanığın, inceleme dışı … ile birlikte ikâmetinden aşağıya inerek katılan ile tartıştığı, sanığın elinde sopa ve bıçak olduğu, katılanı bıçakla yaraladığı olayda meşru müdafaanın şartlarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik İndirim Oranı Yönünden
Katılanın yüksek sesle müzik dinlemesi nedeniyle çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik nedeniyle belirlenen (1/3) indirim oranı fazla ise de; kazanılmış hak nedeniyle ceza miktarının bozma öncesi miktar olan 2 yıl 6 ay hapis cezasına indirilmiş olması nedeniyle bu husus hukuka aykırı görülmüş ancak sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Katılan …’ya Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) ve (C) paragraflarında açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/294 Esas, 2022/435 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.