Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4723 E. 2023/1834 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4723
KARAR NO : 2023/1834
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1488 E., 2022/504 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kesinleşen uygulama kadastrosunun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Çanakkale ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2011 yılında yapılan Uygulama Kadastrosu sırasında, tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 325 parsel sayılı 3.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 190 ada 30 parsel numarasıyla 2.218,70 metrekare yüzölçümlü olarak ve davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 326 parsel sayılı 7.460,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 190 ada 31 parsel numarasıyla 9.128,80 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 190 ada 30 parsel taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve sınırının yanlış belirlendiğini, söz konusu eksiklik ve yanlışlığın davalıya ait 190 ada 31 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, hatanın düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili olan davalının, taşınmazı 15.03.2017 tarihinde iyiniyetli olarak satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan 01.12.2020 havale tarihli kadastro bilirkişilerinin ek bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalıya ait taşınmazların tesis kadastrosu ve uygulama kadastro paftasının çakıştırılması sonucunda parsellerde takeometrik ölçü hatalarının olduğu, hataların sebebinin ise yer kontrol noktaları ile poligon ve nirengi noktaları parsellerin çevre sınırlarının zeytin ağaçları sebebiyle doğru okunamamasından kaynaklı ölçü ve sınırlandırma hatasının yapıldığı, 22-a uygulamasında davaya konu parseller arasında belirlenen sabit sınırın hatalı tespit edildiği, ölçü yönteminden kaynaklanan hatalardan dolayı 22/a uygulama sınırının zemin ile uyumlu olmadığı, bu hatanın giderilmesi halinde ortaya çıkan doğru sınır sonucunda davalıya ait taşınmazın yüzöçümünden 84,26 metrekare düşülmesi gerektiği, parsellerin sınırlarının ve alanlarının bu duruma göre düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu davalıya ait 190 ada 31 parsel nolu taşınmazın 01.12.2020 havale tarihli kadastro bilirkişileri raporunun ekli krokisinde 31 parsel üzerinde mavi kesik kesik çizgi ile siyah çizgi arasında yer alan (A) ile işaretli 84,26 metrekarelik kısmının tapusunun iptaline, davacıya ait 190 ada 30 parsel nolu taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili olan davalının taşınmazı iyiniyetli olarak satın aldığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, davanın açılmasına sebep olmamaları nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yörede yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında davacı ile davalı adına kayıtlı taşınmazlar arasındaki ara sınırın sabit sınır olarak belirlendiği, Yönetmeliğin 4/l maddesinde sabit sınırın “zeminde mevcut olup kadastro, tapulama, değişiklik belgeleri veya bilirkişi beyanlarına göre değişmediği belirlenen çekişmesiz sınır” olarak tanımlandığı, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların keşifte alınan beyanlarında genel olarak taraflar arasındaki sınırın taş dizme olarak görünen yerin davacı ile davalı arasında sınır oluşturduğunu bildirdikleri, fen bilirkişilerin 23.09.2019 tarihli raporunda mahalli bilirkişiler tarafından sınır olarak gösterilen ve krokide mavi çizgi ile gösterilen sınır yönüyle yapılan incelemede 1968 ve 1975 tarihli hava fotoğrafı ve ortofoto fotoğrafında parseller arasında sınır olduğu ve zeminde ölçülen sınırın hava fotoğrafları ile uyumlu olduğunun bildirildiği, özellikle rapor eki ve tespit tarihine en yakın 1975 ve 1968 tarihli hava fotoğraflarında davacı ve davalı adına kayıtlı taşınmazlar arasında bulunan renk tonu, ağaç sıklığı gibi ayırıcı noktalar gözetildiğinde çıplak gözle dahi taşınmazlar arasındaki sınırın belirgin olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik belge olan hava fotoğraflarıyla belirlenen sınırın sabit sınır olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak tesis kadastrosu sırasında ölçü ve sınırlandırma hatası yapıldığı gibi uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sabit sınırın da hatalı belirlendiğinin ve hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda söz konusu hatanın giderildiği, davacı adına kayıtlı taşınmaza ilişkin tesis kadastro sınırının fen bilirkişi raporunda kırmızı çizgi ile gösterildiği belirtilmekle rapor eki krokiler gözetildiğinde taşınmazlar arasında tesis kadastrosu ile belirlenen sınırın daha fazla olacak şekilde davalı taşınmazı içinde bulunmasına ve esasen verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kesinleşen uygulama kadastrosu işleminin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.