Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/300 E. 2023/2455 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/300
KARAR NO : 2023/2455
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/781 E., 2021/2213 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/475 E. 2019/499 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde ikinci kademede tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası …’in 24.10.2015 tarihinde vefat ettiğini, veraset ilamına göre müvekkillerinin murisin yasal mirasçıları olduğunu, muris ….’ya ait Karacabey …Noterliğince hazırlanan 12.02.2008 tarih …. yevmiye No.lu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/400 E. sayılı dosyası ile 29.09.2016 tarihli duruşmada okunduğunu, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte akıl sağlığının yerinde olmadığını ve vasiyetnameyi baskı altına alınarak zorlama ve korkutma yoluyla düzenlediğini belirterek öncelikle vasiyetnamenin iptalini, bu talepleri kabul edilmediği takdirde yasal mirasçılıkları da şüpheli ve tartışmalı olan ve yasal miras payından fazla almış olan davalıların bilirkişi aracılığıyla tespit edilecek miktarda denklik parasının miras payını tamamen alamayan mirasçı davacılara ödenmesine karar verilmesini, aksi takdirde saklı paya tecavüz eden tasarrufun tenkisi ile davacıların ihlal edilen saklı payları karşılanıncaya kadar söz konusu ölüme bağlı tasarruftan orantılı olarak tenkis işlemi yapılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin usulüne uygun düzenlendiğini ve okunduğunu, davacı tarafın iddialarının hiçbir hukuki nedene dayanmadığını, resmi vasiyetnamenin ilgilinin gerçek iradesini yansıttığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4 üncü İhtisas Kurulunun 18.09.2019 tarihli raporunda murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine haiz olmadığından vasiyetnamenin iptali davasının kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek mahkemenin Adli Tıp Kurumunun raporuna karşı itirazlarını içeren dilekçeleri ile ilgili bir değerlendirme yapmadan karar verdiğini, murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte akli melekelerinin yerinde olduğunu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten 2 ay sonraki hastane işlemlerinin dikkate alınarak kanaate ulaşılan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4 üncü İhtisas Kurulu’nun 18.09.2019 tarihli raporunda …’in 12.02.2008 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının bildirildiği ve düzenlenen raporun karar vermeye yeterli bulunduğu anlaşıldığından mahkemece vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek mahkemenin Adli Tıp Kurumunun raporuna karşı itirazlarını içeren dilekçeleri ile ilgili bir değerlendirme yapmadan karar verdiğini, murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte akli melekelerinin yerinde olduğunu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihten 2 ay sonraki hastane işlemlerinin dikkate alınarak kanaate ulaşılan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 557 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Adli Tıp Kurumu 4 üncü İhtisas Kurulu’nun 18.09.2019 tarihli raporunda …’in 12.02.2008 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının bildirildiği ve düzenlenen raporun karar vermeye yeterli bulunduğu anlaşıldığından mahkemece vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.