YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16634
KARAR NO : 2023/1187
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/344 E., 2021/1666 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/243 E., 2020/366 K.
Taraflar arasındaki vakıf senedinde yapılan değişikliğin kurucu iradeye aykırı olduğunun tespiti ile iptali ve vakıf üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının … Teknik Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu, vakıf üyeliğine dair vakıf senedinin 8 inci maddesinde 2010 yılında yapılan değişikliğin kurucu iradeye aykırı olduğunu, üyelik için müracaata rağmen vakfa üye yapılmadığını ileri sürerek vakıf senedinin 8 inci maddesindeki değişikliğin kurucu iradeye aykırı olduğunun tespiti ile iptali ve davacının vakıf üyeliğinin tespiti istenmiştir.
II. CEVAP
Davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde; davacının vakıf senedi ile yasal mevzuata uygun bir üyelik talebinde bulunmadığından üyelik talebinin reddinin söz konusu olmadığını, müvekkili vakfın belli bir bağış bedeli karşılığı mütevelli heyetine üye kabul eden bir vakıf olmadığını, müvekkil vakfa üyeliğin mümkün olduğunu, üyeliğe kabul için aranan vasıfların ve izlenecek prosedürün vakıf senedi ve ona istinaden kabul edilmiş olan vakfın mütevelli heyet alım yönetmeliği ile belirlenmiş olduğunu, vakıf senedinin Anayasa Mahkemesi kararı ve ilgili mevzuat gereğince usulüne uygun şekilde değiştirilmiş olduğunu, davacının vakıf senedinin bazı maddelerinin kurucu iradeye aykırı olduğunun tespiti ile iptalini talep etmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ortada tespiti talep edilebilecek hukuki bir ilişki mevcut olmadığını ve davacının vakıf üyeliğinin tespiti talebi ile işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakıf senedinin 8 inci maddesinde üyelerin nasıl alınacağının belirlendiği, vakıf senedinde yapılan düzenleme gereği çıkarılan … Teknik Üniversitesini (İTÜ) Geliştirme Vakfı Mütevelli Heyet Üyeliğine Kabul Yönetmeliği’nde üye alımına ilişkin düzenleme yapıldığı, davacının vakıf senedi ve üyeliğe ilişkin yönetmelik hükümleri gereğince usulünce yapılmış bir üyelik başvurusunun bulunmadığı, bu nedenle de vakıf senedine göre karar verecek bir organ tarafından verilmiş ret yada herhangi bir karar da olmadığı, vakfa bağış olarak para yatırmakla üyeliğin kazanılamayacağı, 01.01.2002 tarihinden sonra aradan geçen zamanda vakıf üyeliği ile ilgili mevzuatta ve vakıf senedinde çeşitli değişiklikler yapıldığı, bu nedenle vakfın kuruluşu ile 01.01.2002 tarihi arasında vakfa cüzi miktarlarda bağış yapılarak üyelik kazanılmasının gelinen günün koşullarında ve mevcut yasal düzenleme, vakıf senedi ve senede dayalı yönetmelik hükümleri gereğince davacıya para yatırıp bağışta bulunmakla doğrudan üyelik hakkı vermeyeceği, mevcut vakıf senedindeki üyelik ile ilgili maddenin kurucu iradeye aykırı olduğu ve iptali gerektiği ileri sürülmüşse de öncelikle davacı, vakıf senedinde yapılan bir düzenlemenin iptalini isteyebilecek kişilerden olmamakla birlikte vakıf senedinde bulunan üyelikle ilgili maddelerde yapılan değişikliklerin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.2010 tarihli ve 2009/50 Esas, 2010/249 Karar sayılı kararı ile derecattan da geçerek kesinleştiği, Yargıtay tarafından vakıf senedi değişiklik tescillerinde resen gözetilen kurucu iradeye aykırı bir durumun bulunmadığının Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24.03.2011 tarihli ve 2011/2153 Esas, 2011/3880 Karar sayılı onama kararı ile de sabit olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalarının ispatı kapsamında ileri sürdükleri davalı Vakıfın 1993’den 2002 yılına kadar olan Vakıf Mütevelli Heyeti Genel Kurul kararları dahil tüm evrakın celbini talep etmelerine rağmen, davalı Vakfın, bu dönemde üye kabulüyle ilgili Vakıf Mütevelli Heyeti Genel Kurulu kararlarını özellikle sunmadığını, davanın reddi kararı ile hak arama özgürlüğü ve savunma haklarının kısıtlanarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, mahkeme kararının iddialarını karşılar mahiyette olmadığını, vakıf senedinde değişikliğin tesciline ilişkin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın nizasız yargı kapsamında olduğunu, dolayısıyla kesin hüküm etkisi olmadığından yeni bir davada her zaman aksi ileri sürülebileceğini, davacının, vakfa üyelik için usulüne uygun müracaatı bulunduğunu ve bağış yaptığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakıf senedinde bulunan üyelikle ilgili maddelerde yapılan değişikliklerin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.2010 tarihli ve 2009/50 Esas, 2010/249 Karar sayılı kararı ile derecattan da geçerek kesinleştiği, Yargıtay tarafından vakıf senedi değişiklik tescillerinde resen gözetilen kurucu iradeye aykırı bir durumun bulunmadığının Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24.03.2011 tarihli ve 2011/2153 Esas, 2011/3880 Karar sayılı onama kararı ile sabit olduğu, bu nedenle vakıf senedinin kurucu iradeye aykırı olduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, vakıf üyeliğinin tespiti için de usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından vakıf senedine göre karar verecek bir organ tarafından verilmiş ret yada herhangi bir karar da olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Vakfın mütevelli üyeliğine kabule (vakıf üyeliği) dair 8 inci maddesinde 2010 yılında yapılan ve mahkemece tescil edilen değişikliğin kurucu iradeye aykırı olduğunun tespiti ile iptali ve davacının vakıf üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 101 inci maddesi, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 101 ve 102 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.