YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1580
KARAR NO : 2023/4984
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1069 E., 2020/355 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin reddine / Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/355 E., 2019/7 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu … aleyhine takip başlatıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazı mal kaçırma amacı ile 16.12.2014 tarihinde diğer davalı şirkete devrettiğini belirterek; bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Yem Sanayi Aş vekili cevap dilekçelerinde ; davanın görülebilmesi için gerekli dava koşullarının olmadığını, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
2.Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ivazlar arasında bedel farkı olmadığı, davalılar arasında tanışıklık olduğunun ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taşınmazın tapu satış fiyatı ile bilirkişi heyetince saptanan rayiç değeri arasında 5 katı fark bulunduğunu, gayrimenkulün gerçek değeri üzerinden satın alındığı ve bedelin haricen ödendiği yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceğini, lehine tasarrufta bulunulan davalı şirket yöneticileri ile davalı- borçlunun samimi ilişkilerinin bulunduğunu, bu sebeple de borçlunun aciz halinin ve ızrar kastının davalı şirket tarafından bilinmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
“..
Mahkemece taşınmazın rayiç değerinin tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi heyeti incelemesi neticesinde bağımsız bölümün satış tarihi itibariyle değerinin 229.109,00TL olarak saptanması, taşınmaz devrine ilişkin satışın da rayiç değerlere yakın miktarlar üzerinden yapıldığının ileri sürülmesi ve bu iddiaları ispatlar nitelikte belgelerin dosyaya ibraz edilmesine göre hadisede İİK 278’inci ve 279’uncu maddede belirtilen iptal koşullarının oluşmadığı, yine borçlu ile lehine tasarrufta bulunulan davalı arasında akrabalık, tanışıklık, iş ortaklığı ilişkisi olduğu da ortaya konulup ispatlanamaması, davalının iyi niyetli olarak gayrimenkulü iktisap ettiğinin anlaşılması nedeniyle İİK 280’inci maddesindeki şartların oluşmadığı görülmekle mahkemece yazılı gerekçe ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmaması” gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davalı şirket tarafından sunulan ödeme dekontları ile ivazlar arasında oransızlık olmadığının anlaşılmasına , davacı vekilinin davalı şirketin mali durumunu ve mal kaçırma amacını bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunu somut delillerle ispatlamamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.