YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10038
KARAR NO : 2023/18988
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/549 E., 2016/102 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda esas ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 1 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi üzerine dosya yeniden ele alınarak sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri içermeyen dilekçesiyle hakkında verilen cezalarda lehine olan Kanun maddelerinin uygulanmasını talep ettiği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikayetçilerin il emniyet müdürlüğünde görevli polis oldukları, olay tarihinde devriye görevi ifa ettikleri sırada, sanığın sürücülüğünü yaptığı araçla seyir halindeyken yüksek sesle müzik dinlemeleri nedeniyle polis ekiplerinin aracı durdurmak istedikleri, bunun üzerine sanık …’ın “Dur.” ihtarına uymayarak şikayetçilerin üzerine doğru sürdüğü, araç ile oradan uzaklaşıp gittiği ve polis ekiplerinin takibi sonucu, bir sokakta park halinde olan aracı buldukları, ancak sanığın olay yerinde olmadığı, sonrasında sanığın olay yerine gelerek aracın kendisine ait olduğunu söylemesi üzerine sanığın polis merkezine götürüldüğü ve yapılan muayenede sanığın 88 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul olunarak ayrı ayrı mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden
Tüm dosya kapsamı, şikayetçilerin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, sanığın genel hatlarıyla olayı doğrulayan ve kısmi ikrar içeren savunması, kamu personeli olan ve daha önceden sanıkla aralarında husumet bulunmadığı anlaşılan şikayetçilerin sanık hakkında iftira atmalarını gerektirir bir durum bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden
Suç tarihi itibariyle, olay gecesi saat 01:00 sıralarında, aracı ile seyir halinde iken şikayetçi polislerin dur ihtarına uymayarak kaçan sanığın, yapılan takip sonucu yakalanarak saat 01:50’de alkolmetre ile yapılan ölçümde 88 promil alkollü olduğunun anlaşılması ve yerleşik Adli Tıp uygulamalarında kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 15 promil azaldığı kabul edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, olaydan yaklaşık 1 saat sonra yapılan ölçümde 88 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğinin kabulü ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, şikayetçi polislerin üzerine aracını sürmesi şeklinde kabul olunan olayda, aracın saldırı amaçlı kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında silah niteliğinde olduğu değerlendirilmeyerek anılan Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü maddesi uygulanmamış ve birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiille direnmesine karşın, anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen kısım dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.