YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7160
KARAR NO : 2023/1306
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1492 E., 2020/712 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/9 E., 2019/108 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2106 parsel sayılı 11.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 131 ada 6 parsel numarasıyla 7.371,01 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına kayıtlı bulunan eski 2042 parsel sayılı 7.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 131 ada 28 parsel numarasıyla 8.452,63 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına kayıtlı bulunan eski 2040 parsel sayılı 4.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 131 ada 31 parsel numarasıyla 5.405,26 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda … ili … ilçesi … Mahallesinde kain, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 2106 parsel sayılı taşınmazın 131 ada 6 parsel numarasıyla 7.371,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit gördüğünü ve taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek, eski hale getirilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; maliki olduğu taşınmazın babasından intikal ettiğini, kadimden beri sınırlarında bir değişiklik olmadığını, davacı Hazineye ait taşınmazda yenileme çalışmaları nedeniyle meydana gelen azalmada kusurunın bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı Hazine adına tapuya tescilli 2106 (yeni 131 ada 6) parselin yüzölçümündeki azalmanın tecviz (yanılma) sınırları içerisinde kalmadığı; doğu sınırında bulunan Hazineye ait 4431 ve 4432 parsellerle olan sınırında bir hata olmadığı, yenileme ile belirlenen sınırların paftasına ve tesis kadastrosuna uygun olduğu; kuzey ve batı sınırında bulunan dere ile olan sınırda kaba ölçü ve eksik ölçü hatalarının yapıldığı; bu ölçü hataları ile belirlenen hatalı alanla tapuya tescil edildiği; yenileme kadastrosu sırasında bu ölçü hatalarının düzeltildiği, bu sebeple hatalı hesaplanan eski alanla güncelleme kadastrosunda hesaplanan alan arasında fark ortaya çıktığı; taşınmazın diğer sınırlarında güncelleme kadastrosunda hata yapılmadığı; davalı … ’a ait 2042 (yeni 131 ada 6) parselin yüzölçümdeki artmanın yanılma payı dışında kaldığı; artmanın tesis kadastrosunda güney sınırında yapılan kaba ölçü ve sınırlandırma hatalarına dayalı hataların düzeltilmesinden kaynaklandığı; taşınmazın yenileme kadastrosunda hata bulunmadığı; davalı …’a ait iken onun yargılama aşamasında ölümü ile varisleri …, …, … ve …’ye intikal eden 2040 (yeni 131 ada 30) parselin yüzölçümdeki artışın tecviz (yanılma payı) sınırları içerisinde kalmadığı; tesis kadastrosunda taşınmazın batı hududunda kaba ölçü hatalarının yapıldığı, paftaya hatalı tersim edildiği, bu sebeple alanın gerçek alanından düşük hesaplandığı; güncelleme kadastrosunda bu hataların giderilmesi ile hesaplanan yenileme kadastrosundaki tespit edilen alanın bulunduğu; parselin yenileme kadastrosunda hata yapılmadığı; 1953, 1972 tarihli hava fotoğrafındaki sınırların bu durumu teyit ve tevsik ettiği gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, yenileme işleminin önceki kadastro ile saptanan mülkiyet ve geometrik durumu yok sayan veya tamamen hükümsüz kılan yeni bir kadastro çalışması değil, mümkün olduğu kadar aslına sadık kalınarak onun eksiklerini tamamlayan ve yüzölçümlerinde görülen yanlışlıkları orantı ve dengeleme kurallarına göre düzelten bir önceki kadastroya ek bir işlem olduğunu, davaya konu işlemde ise yenileme kadastrosu adı altında yüzölçümü değişikliği suretiyle Hazinenin önemli ölçüde hak kaybına uğradığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazlarla ilgili 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro çalışmalarının yasa ve yönetmeliklere uygun olduğunu belirtir bilimsel verilere dayalı, denetlemeye ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporlarına dayanarak davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; stinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi