YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6999
KARAR NO : 2023/3327
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/331 E., 2022/620 K.
KARAR : Asıl ve birleştirilen
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen dava ile hazinenin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Asıl ve birleştirilen dava davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.06.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekilleri Avukat … ve Avukat … duruşmasız temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat …., bir kısım davalılar vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl dava davacı vekili; davalılar … ve Hazine aleyhine Eskişehir ili, …. ilçesi, …. Mahallesi 2172 ada 79 parsel sayılı ve malik hanesi açık olan taşınmazın öncesinde …’na ait iken 1927 yılında tuğla ve kiremit fabrikası kurulup işletildiği, 1962 yılında …. AŞ. kurulmasıyla üretim işinin ve zilyetliğin şirkete geçtiği, şirketin zilyetliğinin 20 yılı aşkın süre ile nizasız fasılasız devam ettiği belirtilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın şirket adına tescili talep ve dava edilmiştir.
2. Birleştirilen dava davacı vekili; davalılar … ve Hazine aleyhine Eskişehir ili, … ilçesi, …. Mahallesi 2172 ada 34 parsel sayılı ve malik hanesi açık olan taşınmazın öncesinde …’na ait iken 1927 yılında tuğla ve kiremit fabrikası kurulup işletildiği, 1962 yılında …. AŞ. kurulmasıyla üretim işinin ve zilyetliğin şirkete geçtiği, şirketin zilyetliğinin 20 yılı aşkın süre ile nizasız fasılasız devam ettiği belirtilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın şirket adına tescili talep ve dava edilmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birleştirilen davada davalı … vekili; davanın reddini savunmuştur.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
3. Asıl ve birleştirilen davada davalılar … ve diğerleri vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2018/33 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava davacı vekili ile asıl ve birleştirilen dava davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 03.03.2022 tarihli ve 2021/4832 Esas, 2022/1759 Karar sayılı ilamıyla; “…davacı tarafından 34 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/698 Esas sayılı dosya ile 79 parsele ilişkin Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/550 Esas sayılı dosyalarında verilen birleştirme kararıyla oluşmasına rağmen, mahkemece yalnız 79 parsele ilişkin dava açıklanarak hüküm kurulması, 34 parsele ilişkin dava açıklanmadığı gibi birleştirilen dosyanın karar başlığında da gösterilmemesi, hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle);
1. Taşınmazların evveliyatında 1927 yılından itibaren İbrahim … tarafından tuğla-kiremit fabrikası kurulmak suretiyle kullanıldığı ve …’na ait olduğu,
2. Söz konusu taşınmazların malik hanesinden davalı/ihtilaflı olduğunun anlaşıldığı,
3. Davacı şirketin 1962 yılında kurulduğu ve nizalı taşınmazların şirkete devredildiğine dair dosya arasında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,
4. Tapu kütüğünden malikin kim olduğu anlaşılamayan ibaresinin davamıza konu gayrimenkuller hakkında uygulanamayacağı,
5. Şirket yetkilisinin …’nun damadı olup bu durumu bilebilecek kişilerden olduğu,
6. Taşınmazların davacı tarafından nizasız ve aralıksız kullanıldığı hususunun ispat edilemediği,
7. Hak sahipliği iddiasıyla Kadastro Mahkemesinde davaya konu taşınmazların yargılamasının yapıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dava davacı vekili ile asıl ve birleştirilen dava davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen dava davacı vekili (özetle); gerekeli karar ile dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerin örtüşmediğini, dava konusu taşınmaların (dava tarihi itibariyle) tapu kütük sayfalarında kayıtları olmasına rağmen malik haneleri boş, malik sütunlarında kurşun kalem ile “davalı-ihtilaflı” yazılı olduğunu,taşınmazın sınırları ve alanlarının haritalarda belli bulunduğunu, taşınmazların tapuya tescilli fakat maliklerinin belli olmaması nedeniyle 4721 sayılı TMK’nın 713 inci maddesince iktisap edilebilecek durumda olduklarını, davacı şirketin dava konusu taşınmazlara malik sıfatı ile zilyet olup kazanma koşullarını sağlandığını, davalıların ne niza ne de kullanım konusunda en ufak bir iddia ve itirazda bulunmadığını, vekil edeni şirketin dava ehliyetinin bulunduğunu, dava konusu her iki parselinde 1927 yılından beri çok büyük arazinin iki parçası olarak tuğla ve kiremit üretimine yönelik ilgili şirketin faaliyet alanına iktisaden tahsis edildiğini, davacı şirkete devredilen bu yerlerin yazılı ve hatalı gerekçe ile reddinin doğru olmadığı ileri sürülmüştür.
2. Asıl ve birleştirilen dava davalı Hazine vekili (özetle); yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacının ve diğer davalıların taşınmaz üzerinde devam eden nizasız ve fasılasız 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığını, zilyetliğin terk edildiğini, imar nedeni ile idari yargının görevli olduğunu, yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olup zilyetlik yolu ile kazanılamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’nın 713/2 nci maddesinde açıklanan “…kayıt malikinin tapu kütüğünde kim olduğunun anlaşılamaması…” sebebine dayalı olarak, 713/1 inci maddesi gereğince açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü zamanaşımı ” başlıklı 713 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen dava davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.