Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/321 E. 2023/3328 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/321
KARAR NO : 2023/3328
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/148 E., 2022/55 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmaya gelen olmadı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkillerine ait 12762 ve 12763 parsel sayılı taşınmazlara çay bahçesi ve buna ait kaçak ve ruhsatsız binalar yapmak sureti ile tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; 26.12.2002 – 26.12.2007 tarihleri arası dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.500,00 TL ecrimisilin uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, müdahalenin men’ine, muhdesatın kâl’ine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı şirket vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2011 tarih ve 2007/855 Esas, 2011/419 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.10.2012 tarih ve 2012/5225 Esas, 2012/11788 Karar sayılı ilâmıyla; “… öncelikle dava dilekçesinin davalı …’a usulü dairesinde tebliğ edilmesi ve ondan sonra işin esasına girilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılama yapılıp hüküm kurulması isabetsizdir. Kabule göre de, davacıların davadaki isteklerinden sadece ecrimisil miktarı üzerinden davayı harçlandırdıkları, diğer istekler olan el atmanın önlenmesi ve yıkım yönlerinden herhangi bir harç yatırmadıkları göz ardı edilerek 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 16. ve 32. maddelerine aykırı hareket edilmesi doğru değildir..” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2014 tarih ve 2013/59 Esas, 2014/564 Karar sayılı kararı ile …. karşı açılan usulüne uygun bir dava bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 207,31 TL’nin dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.00.2018 tarih ve 2018/1959 Esas, 2018/16194 Karar sayılı ilâmıyla, “…kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açılması doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince (özetle),
1. Avcılar Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünden gönderilen 28.08.2013 tarihli yazı içeriğine göre, davalı … adına herhangi bir işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı,

2. Dava konusu taşınmazın davalı … tarafından kullanıldığının ispat edilemediği,

3. 30.01.2008 tarih ve …. yevmiye numaralı işletme hakkı devir senedi ile (davalı …’ın) dava konusu yeri Zeren Gıda’ya devrettiği,

4. Dava dilekçesinde 26.12.2002- 26.12.2007 tarihleri arasına yönelik ecrimisil talep edildiği,

5. 2008 yılında taşınmazı devralan ….. yönünden de talebin reddi gerektiği,

6. Men’i müdahale yönünden ise devir senedi dışında dava konusu taşınmazın Zeren Gıda tarafından kullanıldığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava konusunun el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil olmasına rağmen sadece ecrimisil olarak gösterildiğini,

2. Davalılardan …..’nın da dava konusu yeri kullandığını,

3. Davanın devamı sırasında yıkım işleminin yapıldığını,

4. Yıkımı gerçekleştiren idareden sorulması hâlinde bile işyerinin ilgili şirket tarafından çalıştırıldığının anlaşılacağını,
5. Dosyadaki delilerin eksik değerlendirildiğini,

6. Hüküm kısmında davacıların yaptığı diğer giderler gösterilmediği gibi davalı vekili için takdir edilen vekâlet ücretinin hangi davalı yönünden verildiğinin izah edilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 995 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.