Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20423 E. 2023/5870 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20423
KARAR NO : 2023/5870
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/645 E., 2021/992 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret – Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/181 E., 2018/450 K.

Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminat davası yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı aracın müvekkillerinin murisinin kullandığı araca 24.07.2014 tarihinde çarpması neticesinde müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, müteveffanın kalıpçı ustası olarak inşaatlarda çalıştığını ancak kayıt dışı çalışması nedeni ile bordrosunun bulunmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 1.000,00 TL den toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tüm sorumlular yönünden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 07.09.2017 tarihinde davacı Havva Güven için 139.995,02 TL, davacı … için 27.496,13 TL olarak davayı ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ölenin gelirinin somut verilerle kanıtlanması gerektiğini, kusur durumunun tespit edilerek poliçe limiti dahilinde sorumluluklarına hükmedilmesi gerektiğini, ticari faiz talebine itiraz ettiklerini, ceza soruşturma evrakının celbi gerektiğini, dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılmadığı için temerrüt gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” 24.07.2014 tarihli kaza nedeni ile davacıların murisinin vefatından dolayı destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, dosyaya alınan kusur raporu ile müteveffanın kazada %25, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğunu, alınan aktüerya raporu ile davacı eş Havva Güven için ve davacı … için toplam 167.491,15 TL tazminat hesaplaması yapıldığı gerekçesi ile, 167.491,15 TL maddi tazminatın (Havva için 139.995,02 TL, Ahmet için 27.496,13 TL olmak üzere ) 20.02.2015 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ölenin gelirinin somut delillerler kanıtlanmamasına asgari ücretin üzerinde belirlenmesinin hatalı olduğunu, ölenin daha önce geçirdiği iş kazası nedeni ile malul olduğundan çalışıp çalışmadığının belirlenmesi gerektiğini, ölenin koruyucu ekipman kullanmadığı için kusurlu olduğunu, sağ kalan eşin yeniden evlenme şansının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dosyaya kusur yönünden alınan raporlarda müteveffanın motosikletinde gerekli ışık donanımının olmaması nedeni ile kazada %25 oranında, davalıya sigortalı araç sürücünün gerekli takip mesafesinin korumaması nedeni ile %75 oranında kusurlu olduğunu, dinlenen davacı tanıklarına göre desteğin inşaat işinde çalıştığı, Ankara 4. İş mahkemesinin 15.01.2014 tarihli, 2008/955E-2014/14K. sayılı dosyasında, davacı desteğin Far İnş. Mak. San. Tic. Ltd. Şti. ve Renaissance Construction aleyhinde iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açtığını, davalı Renaissance Construction vekilinin yurt dışı menşeili (Rusya) şirket olduklarını belirtmesi, davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunduğunu, desteğin ilgili yurt dışı inşaatında usta olarak çalıştığını, işi sırasında merdivenden düşerek yaralandığını, iş kazası geçirdiğini, kaza nedeniyle maluliyeti mevcut ise de sonrasında da inşaat işlerinde çalıştığını, geçimini bu işle temin ettiğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, kaza tarihi itibari ile kalıpçı ve demirci ustanını alabileceği emsal ücretlerin araştırıldığını, tazminat raporunun denetime elverişli olduğunu, davacı eşin reşit olmayan çocuğunun bulunması nedeni ile tekrar evlenme ihtimalinin olmadığı” nedenleri ile davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki nedenlerle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.07.2014 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352 nci maddesinin 1. Fıkrasının b bendi

3. Değerlendirme
Davacı Havva Güven Yönünden;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; ölenin gelirinin dosyada mevcut somut delillerle belgelendirilmiş ve alınan kusur raporunun oluşa uygun olmasına, ölenin eşinin evlenme ihtimalinin yasaya uygun değerlendirilmiş olmasına göre, davacı Havva Güven yönünden karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacı … Yönünden;
Miktar ve değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK’nın 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde, anılan Kanunu’nun 366 ncı maddesi atfıyla 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz delikçesinin reddine karar vermek gerekir.

HMK’nın 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen ek 1 inci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2021 yılı için 78.630,00 TL’dir

Anılan kural gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 78.630,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.

Somut olayda dava dilekçesinde, davacı … için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş, 07.09.2017 tarihinde talep 27.496,13 TL olarak ıslah edilmiştir.

İlk derece mahkemesi davacı … için 27.496,13 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar vermiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

Somut olayda; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacı … yönünden davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen miktar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin davacı … Güvene yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-(a) maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde belirtilen sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı Havva Güven yönünden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı … yönünden miktardan reddine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya (davacı Havva Güven yönünden) yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.