YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1997
KARAR NO : 2023/2934
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2436 E., 2023/252 K.
KARAR : İstinaf talebinin kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/312 E., 2022/401 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun gerekçeye ilişkin kısmının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davanın konusu; Aksaray ili … … köyü Bağlar mevkii 129 ada 65 parsel (eski 339 parsel 4920 m2) 9001,47 m2 tarla vasfıyla 29.12.2020 tarihinde satış yoluyla tam hisse ile … adına kayıtlı taşınmaz ile aynı yer 129 ada 52 parsel (eski 92 parsel 9120 m2 ) 5868,83 m2 bağ vasfıyla 15.10.2021 tarihinde satış yoluyla tam hisse ile … adına kayıtlı taşınmaza ilişkindir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 92 parselin … tarafından 29.05.2006 tarihinde davacıya satılarak tapuda devrinin yapıldığını, ancak yapılan kadastro çalışmalarında her nasılsa taşınmazın davalının annesi … adına kaydedildiğini, 29.12.2020 tarihinde de aynı taşınmazın …’ın kızı olan davalı …’ya satıldığını, parselin de 129 ada 65 parsel olarak değiştirildiğini, hatalı / hileli işlem yapıldığını, bu nedenle tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra verdiği beyan dilekçesinde; taşınmazların miktarlarına bakıldığında hata yapıldığının anlaşıldığını, davacıya ait 9120 m2 lik taşınmazın yanlışlıkla davalıya, davacı adına yazılan taşınmazın ise davalıya ait olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçirildiğini, 92 parselin değişiklik sonrası 129 ada 65 parsel değil 52 parsel olduğunu, yanlış bilgi ile dava açıldığını, 65 parselin hiç bir zaman …’a geçmediğini ve davacı tarafından da satın alınmadığını, taksimen …’a geçen taşınmazın 92 parsel (yeni 129 ada 52 parsel) olduğunu, davacının bu yeri satın aldığını ve bu yeri de …’a sattığını, 22/a çalışmaları ile sadece yüzölçümü değişikliği yapıldığını, mülkiyet değişikliği yapılmadığını, davalının iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, hata ve hilenin söz konusu olmadığını haksız davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki mevcut tescil belgesi ve resmi senetlerde yapılan işlemler sonrasında … Köyü 129 ada 52 (eski 92) parsel 5868.83 metre kare yüz ölçümü ve bağ vasfı ile tamamının Mehmet Kızı … adına, 129 ada 65 (eski 339) parsel 9001,47 metre kare yüz ölçümü ve tarla vasfı ile tamamı … kızı … adına tescil edildiği, dava konusu 129 ada 52 (eski 92) parsel ve 129 ada 65 (eski 339) parseldeki yüz ölçüm farklılıklarının 22-a çalışmalarında veya ilk tesis kadastrosunda yapılan hesap hataları ya da tersimat hatalarından kaynaklandığı tespit edilmiş olup tapu kayıtlarının taksim işlemine uygun olduğu ve 22-a uygulaması sırasında herhangi bir mülkiyet değişikliği oluşturulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinin bilirkişi ve tanık beyanlarıyla uyuşmadığını, bilirkişilerce yüzölçümü farklılığının hesap hatasından tersimat hatasından kaynaklandığının belirtildiğini, buna rağmen mahkemece tapu kayıtlarının taksime uygun olduğunun belirtildiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekili müvekkiline ait taşınmazın kadastro sırasında davalı tarafa geçtiği iddiasıyla eldeki davayı açmışsa da uygulama kadastrosu sırasında mülkiyet değişikliği yapılmaması ve davacı ve davalıya ait parsellerin sınır komşusu olmaması değerlendirildiğinde davacı vekilinin müvekkiline ait taşınmazdaki yüzölçüm eksikliğinin giderilmesi amacıyla dava açtığı ve davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402sayılı Kanun) 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davası olduğu, bu tür davalarda husumetin itiraz edenin taşınmazları aleyhine yapılan tespit sonucunda yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerekeceği, ancak davacının yüzölçümü eksilen 129 ada 52 parselin maliki olmadığı anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek verilen ret kararının doğru olmadığı gerekçesiyle Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/312 Esas, 2022/401 Karar sayılı dosyasında 01.11.2022 tarihli kararına karşı davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçeye ilişen yönleriyle kabul edilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden hüküm tesisine; davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 22/a tutanakları incelendiğinde dava konusu 92 parselin (129 ada 52 parsel) m2 sinin küçültülerek 129 ada 55 parselin büyütüldüğünü, her ne kadar 129 ada 65 parsele ilişkin dava açılmışsa da 55 parselin malikinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, mahkemece bu yönde bir karar verilmediğini, 55 parsel sahibinin davaya dahil edilmesi ve davaya devam edilmesi halinde aktif dava ehliyeti yokluğunun ortadan kalkacağını, 55 parsele geçen fazlalığın düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunda dava açma ehliyetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayısı Kanun’un 22/a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.