Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24708 E. 2012/45894 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24708
KARAR NO : 2012/45894
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/2 ve 522. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2010 tarihli ve 2009/907 esas, 2010/480 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06/07/2012 gün ve 2011/11675/40890 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2012 gün ve 2012/189556 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Kayden 25/06/1987 doğumlu olup, suçun işlendiği 19/05/2005 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlatılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, sanık lehine olarak kabul edilip hakkında uygulanan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2- Kabule göre sanık lehine olduğu değerlendirilen ve eylem tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un “Suç tarihinden önce, para cezasına veya tedbire çevrilmiş olsa dahi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olanlar hakkında, hükmolunan otuz güne kadar (otuz gün dahil) hürriyeti bağlayıcı cezalarla, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olanların mahkum edildikleri kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar yukarıdaki bentlerde yazılı ceza veya tedbirlerden birine çevrilir” şeklindeki 4/2. maddesi kaşısında adı geçen yaşı küçük sanığa verilen 4 aya ilişkin kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinde,
3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24.maddesinde, 5560 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi ve suç tarihi itibariyle, suça sürüklenen çocuklarla ilgili uzlaşma, kasten işlenen ve alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden mümkün bulunduğu halde uzlaştırma işlemleri yaptırılmadan hüküm kurulması,
25.06.1987 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış bulunan sanık hakkında, 765 Sayılı Yasa hükümlerine göre hükmolunan cezada, yasanın 55/3.maddesi uyarınca indirim yapılmaması,
Daha önce hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmeyip, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 647 Sayılı Yasanın 4.maddesinin 2.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasındaki ceza ya da tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

Hırsızlık suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ile 5395 sayılı Yasanın, 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından ve 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinde yapılan değişiklikle, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan suçlar nedeniyle verilen mahkumiyet hükümleri yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olmakla birlikte, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin, 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki ilk halinin, üç yıla kadar hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını olanaklı kılması, 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 7.fıkrasındaki hükme benzer sınırlayıcı bir hüküm içermemesi ve zararın giderilmesi koşulunun çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilmesi nedeniyle daha lehe olması karşısında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalaşan ilk hali uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının tartışılması gerekirken, 5271 Sayılı Yasadaki düzenlemeye göre değerlendirme yapılıp, müştekinin zararının giderilmesi koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle Yasanın 231.maddesinin uygulanamayacağının kabul edilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 16.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 22.06.2010 gün ve 2009/907, 2010/480 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.