Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/14818 E. 2023/20429 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14818
KARAR NO : 2023/20429
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/110 E., 2022/149 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2013/315 Esas, 2013/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Tük Ceza Kanunu’nun( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43 üncü, 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 27 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın takip eden aylarda 10 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmiştir.
2. (1) nolu bölümde belirtilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin 16.12.2017 tarihli ve 2015/44278 Esas, 2017/14462 Karar sayılı ilâmıyla, “1. Sanığın görevli polis memurlarından müşteki Mehmet’in kendisine hakaret edip kolundan tutarak yere attığını savunması, başından, kolundan ve ayak kısmından BTM ile düzelebilir şeklinde yaralandığına dair adli rapor ve tanık …’ın olay yerine geldiğinde sanığın yere düşürüldüğüne veya kendisini yere atmış olduğuna dair olayı aydınlatıcı mahiyette bir anlatımının olmaması karşısında, bu tanığın olay yerine geldiği andan önce mi sonra mı sanığın yere düştüğü kendisine açıklatılıp, diğer tutanak mümzii tanıkların da beyanları alınarak sonucuna göre olayın başlangıcı ve gelişimi değerlendirilip sanık hakkında TCK’nın 29 ve 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik inceleme sonucu yetersiz gerekçeyle karar verilmesi, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan tayin edilen hapis cezası seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesine karşın, farklı bir gerekçe gösterilmeden hakaret suçunda seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilmesi suretiyle, hükümler arasında çelişkiye neden olunması, 3. Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının uygulanması zorunluluğu,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2022 tarihli 2018/110 Esas, 2022/149 Karar sayılı kararıyla, ilk mahkûmiyet kararı olan 05.11.2013 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek sanık hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçların zamanaşımına uğramadığına, yargılamaya devam olunarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın çevreyi rahatsız ettiğinin anonsu üzerine görevli polis memuru olan şikâyetçi ve katılanın olay yerine intikal ederek sanıktan kimliğini istedikleri, GBT sorgusu yapıldığı sırada sanığın şikâyetçi ve katılana “Ben o… muyum, siz gidin küçükyaşta sokakta fuhuş yapılıyor onları alın, siz benim kim olduğumu biliyor musunuz, sizi bu uşakta yaşatmam öldürürüm, siz biliyor musunuz, sizin aileleriniz şu anda neler yapıyor biliyor musunuz, bir bilseniz.” dediği, polis merkezine götürülen sanığın şikâyetçi ve katılana “Ben sizi öldürtmezsem, cümle alem beni s…n, sülalenizi kazıyacağım, sizi astsubaylara s…ğim, mahkemede görüşürüz, orada sizi hakimlere s…ğim.” şeklinde sözler söylerek hakaret etmeye devam ettiği iddia olunarak hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davasının açılmıştır.
IV. GEREKÇE
1412 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrasındaki “Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.” biçimindeki düzenleme karşısında, katılan vekilinin temyiz talebinde bulunabileceğinden Tebliğname’deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında verilen 05.11.2013 tarihli ilk mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hükümler tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, Yerel Mahkemenin zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davalarının düşmesine dair kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.