Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11792 E. 2023/20459 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11792
KARAR NO : 2023/20459
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/386 E., 2015/644 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227 nci maddesinin birinci fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis, 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, mağdurun, sanığın fuhuş suçuyla bir ilgisi olmadığını, olay günü sanığın iradesi dışında kendisi tarafından gelen şahısların içeri alındığını, sanığın bu esnada uyuduğunu beyan etmesi, mağdur ile birlikte olan şahısların teşhis işleminde sanığı hiç görmediklerini beyan etmeleri, sanıkla hiç konuşmadıkları, mağdur ile internet üzerinden anlaştıklarını belirtmeleri, kolluk görevlilerinin beyanlarının da çelişkili olması, tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmaması ve karakola niçin getirildiğini dahi anlamayıp mağdurun karakola gelmesini bizzat sağlaması karşısında, mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tanıklar A. İ. G. ve M. Y.’nin anlatımlarında suç tarihinde takma isim kullanan ….’ye ait internet üzerinden temin ettikleri telefonla mağduru aradıklarını, mağdura görüşmek istediklerini söylemeleri sonrasında mağdurun adresi tarif ettiğini, tarif edilen adrese gittiklerini, mağdurun kendilerine seslenmesi üzerine daireye çıktıklarını, mağdurun kişi başı 100 TL istediğini, mağdura 200 TL parayı verdiklerini, ilişki sonrası evden ayrıldıkları sırada polislerin kendilerini durdurduğunu beyan etmişler ve bu haliyle sanığın ikametgahını mağdurun erkek müşterileriyle birleşme ve buluşma yeri olarak kulanmasına izin vermek suretiyle fuhuş için yer temin ettiği, suç tarihinde de mağdur … E.’nin tanık sıfatıyla beyanları alınan A. İ. G. ve M. Y. ile sanık tarafından temin edilen yerde ayrı ayrı para karşılığı cinsel ilişkiye girdiği, bu suretle sanığın fuhuş suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Her ne kadar sanık fuhuş olayına ilişkin bilgisi ve rızası olmadığına dair inkara yönelik savunmada bulunmuş ise de, sanık savunmasına itibar edilmeyerek; mağdur ve tanık anlatımları ile 13.04.2015 tarihli olay ve yakalama tutanağı çerçevesinde sanığın üzerine atılı fuhuş suçunu işlediği hususunun sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki fuhuş için yer temin etmesinden dolayı hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.