Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/12205 E. 2023/20350 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12205
KARAR NO : 2023/20350
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/130 E., 2016/46 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği ; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, cezalandırılabilmesi için dosyada yeterli delil bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın Halfeti Devlet Hastanesinde muayene olduğu sırada, bu hastanede doktor olarak görev yapan katılan ile aralarında tartışma çıktığı, tartışma esnasında sanığın katılana yönelik “Or…pu, manyak, gerizekalı.” şeklinde hakaret ettiğinin, katılan ile tanık beyanlarıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık ile aralarında daha önceden herhangi bir ihtilaf ve sanığa suç isnat etmelerini gerektirecek bir sebep bulunmadığı anlaşılan kamu görevlisi olan katılan ve tanıkların, aşamalarda değişmeyen ifadeleri ve Mahkemenin oluşa dair kabulü karşısında, verilen mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış.
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanırken yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç adli para cezasının “7.080 TL ” yerine, “7.100 TL” olarak fazla tayin edilmesi hususu dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği kararın açıklanan noktasının “sonuç cezanın 7.080 TL olarak belirlenmesi” biçiminde Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.