YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2163
KARAR NO : 2023/20557
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/625 E., 2022/500 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 28.05.2014 tarihli ve 2014/325 Esas, 2014/458 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca kasten yaralama, sanık … hakkında ise aynı Kanun’un 125 inci maddesinin ilk ve dördüncü fıkralarına göre hakaret suçlarından beraat kararı verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanıkların beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, kararın yanlış olduğuna ve sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ile sanık …’un olay tarihinde evli olup tartışma yaşadıkları, adı geçen sanığın emanette kayıtlı keserle katılana saldırıp yaraladığı, olay sırasında sanık …’nin de olay yerine gelerek katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri ile 125 inci maddesinin ilk ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Zamanaşımını son kesen işlemler olan sanıkların bozma öncesi yargılamada sorgularının yapıldığı 08.05.2014 ve 09.05.2014 tarihlerine göre, bozma kararı sonrası verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, sanık …’un suçta kullandığı iddia edilen ve adli emanette bulunan keserin niteliği itibarıyla bizatihi müsadereye tabi olan eşya olmaması karşısında iadesine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, adli emanette kayıtlı keserin sahibine İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.