Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/767 E. 2023/1295 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/767
KARAR NO : 2023/1295
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1541 E., 2022/2166 K.



KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/142 E., 2022/126 K.

Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait kağıt veya mukavvadan etiketlerin imalatı işyerinde kesme dilme makine operatörü olarak baskı makinelerininde bulunduğu üretim bölümünde çalıştığını belirterek, bu çalışmalarından dolayı yapılan bildirimlerine karşılık 506 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi kapsamında itibari hizmet süresi verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı işveren vekili, davacının, hiçbir dönemde Kesme-Dilme Makinası Operatörü ve Kalite Kontrol Elemanı” olarak çalışmadığını, işkolları ve işyeri tehlike sınıfına ait primlerin Kurum tarafından belirlendiğini, bu belirlemeye işverenlerin ya da işyerlerinin herhangi bir etkisinin olmadığını, müvekkiline ait işyerinde ambalaj baskı işleri yapılmakta olup basım ve gazetecilik adına herhangi bir faaliyette bulunulmadığını, işyerinin, 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesindeki koşullara sahip olmayan işyeri ortamındaki çalışmaya ilişkin istemin reddi gereğini savunmuştur.

Davalı Kurum vekili, 506 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi gereğince sigortalının itibari hizmetten yararlanması için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davanın niteliğine ve benzer dosyalarda Yargıtay içtihatlarıyla ortaya konulan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı işveren vekili; dosyaya ibraz ettikleri delillerinin değerlendirilmediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, işyerinin hangi tehlikelilik sınıfına gireceğini Kurumun belirlediğini, Ek 5 inci maddedeki işyeri ve iş kolu şartlarının gerçekleşmediğini, olumsuz çalışma koşulları bulunmadığını, Kurumun, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yazısına istinaden kağıt veya mukavvadan etiketlerin imalatı grubundan belirlendiği matbaa gazete baskı işlemine tabi olmadığını, bu hususun Sanayi Odası, Ticaret Odası, Vergi Dairesi ve Kurum evraklarından anlaşıldığını, üretim kısmında kullanılan malzemenin ağır metal içermediğini, bu durumun rohs testleri ile saptandığını, bu yöndeki UYAP’tan gönderilen dilekçenin değerlendirilmediğini, ilk derece mahkemesince verilen hükmün HGK kararına aykırı olduğunu, işyerinin 6 bin m2 olup baskı laminasyon aktarma dilme kabastar bölümlerinin kendilerine ayrılmış bölgede faaliyet gösterdiğini, emiş ve üfleme sistemlerinin mevcut olduğu yıllık periyodik ortam ölçüm kontrollerinin yapıldığını, kağıt deposunun üretim tesisi ile aynı kat planında olmadığını, yan fabrika içerisinde davacının üretim bandı, baskı imalat ile alakalı bir bölümde çalışmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu itirazların dikkate alınmadığını, hukuk tahsili olmayan bilirkişi heyetinin hukuki nitelikte rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunda davacının 12 saat çalışmasına ilişkin tespitin yerinde olmadığını işyerinde 3 vardiya çalıştığını, bilirkişinin objektiflikten bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinden uzaklaştığını, kendi tanıklarının beyanlarına itibar edilmediğini, ESÇEM tarafından düzenlenen gaz ölçümü raporlarının dikkate alınmadığını, davacının çalıştığı bölümün ayrı bir yer olup gaz ya da kimyasallar ile temas edebileceği bir alan bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, işyerinde basım ve gazetecilik faaliyetinin yapılmadığını, yasanın aradığı şartların oluşmadığını, davacının iddialarının ispatlanamadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müteselsil sorumluluğun hakkaniyete uygun olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki kayıtlardan; 06.02.1971 doğumlu davacının, 01.04.1996 – 31.08.2004, 19.01.2005 – 30.09.2006, 01.02.2008 – 02.07.2008, 10.07.2008 – 29.08.2008 tarihleri arasında davalı şirket adına kayıtlı 227317,35 sicil sayılı işyerinden 3.557 gün (1) belge kodundan, 2000/2. döneminde 120 gün (2) belge kodundan 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında bildirimlerinin olduğu, davalı şirket adına kayıtlı 227317,35 sicil sayılı işyerinin kağıt veya mukavvadan etiketlerin imalatı mahiyetinde olup, tehlikeli kodunda bulunduğu, uyuşmazlık konusu dönemde işyerinde müfettiş incelemesinin bulunmadığı, davalı şirketin vergi kaydındaki faaliyet konusunun kağıt veya mukavvadan etiketlerin imalatı konusu olarak düzeltildiği, davacı vekilinin 06.02.2019 tarihli başvurusunun, …’nin 25.02.2019 tarihli yazısı ile (1) belge kodu ile bordrolarda çalışmaların bildirildiğinden ret edildiği, işyeri dosyasında, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.02.2008 ve 10.07.2008 işe başlama tarihli belirli süreli iş sözleşmelerinde yapılacak işin temizlik, yükleme, ambalaj ve fabrika içinde verilecek her türlü iş olarak belirtildiği, davalı şirketin 03.12.2001 tarihli kağıt kesim ve kağıt kesim makinası çalıştırma talimatının bulunduğu, işyerinin 17.10.2002 ve 12.08.2004 tarihli kapasite raporlarının bulunduğu, işyerinde … şirketi tarafından düzenlenen 14.01.2011 tarihli ortam ölümleri raporunda kağıt kesme makinesinde, ambalaj bölümü aprego kontrol bölümünde, link label baskı bölümünde, kağıt kesme işlemi sırasında, bıçak kesim makinesinde, lag bölümünde, leg değerlerinin sınır değer olan 80 dBA’dan yüksek olduğu tespitlerinin yapıldığı, … şirketi tarafından düzenlenen 28.04.2014 tarihli raporda ana üretim alanı, lak makine bölümü ve link label makine alanında, kimyasal madde ölümlerinin sınır değerlerini sağladığı raporu düzenlendiği, Anka şirketi tarafından 2019 ve 2020 yılı havalandırma tesisatı test ve kontrol raporlarında havalandırmanın yeterli olduğuna ilişkin rapor düzenlendiği, Egetest şirketinin işyerinde emisyon ölçümün yönetmelikte istenen şartları sağladığına yönelik rapor düzenlendiği, davalı vekili tarafından işyerinin yerleşim planının ve işyerindeki makinelerin listesinin sunulduğu, kağıt kesim bölümü ile baskı makinelerinin, bıçak yapım atölyesinin, boya deposunun, serigrafi bölümü ve grafik bölümünün aynı katta bulunduğu, kağıt ve koli deposu ile klişe bölümünün üst kat planında bulunduğu, 18.09.2020 tarihli keşif tutanağında, iki katlı binanın alt katında üretim yapıldığı, üst katın idari bölüm olduğunun tutanağa geçildiği, Makine yüksek Mühendisi, Kimya Yüksek Mühendisi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı iş güvenliği bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.12.2021 ve 17.02.2022 tarihli kök ve ek raporlarda, işyerinde kağıt üzerinde baskı ve laklama yapılarak etiket üretildiğine, davacının kesme-dilme makinası operatörü olarak çalıştığına, dava konusu dönemde, kesim bölümüne bitişik baskı bölümünde 4 adet baskı makinasının bulunduğuna, kesim bölümünün güneyinde 6 adet baskı makinesinin, kesme ve dilme makinası ile bir arada aynı çatı altında oldukları, makineler arasında bölme bulunmadığına, baskı bölümleri ile kesim bölümü arasında iş makinası forkliftlerin ve transpaletlerin geçebileceği genişlikte, sürekli açık olan koridor ve geçişlerin olduğuna, ortam aydınlatmasının suni olarak yapıldığına, dava döneminde merkezi emiş sistemi bulunan havalandırma sistemi olduğuna dair emare bulunmadığına yönelik tespitlerde bulundukları ve davacının yaptığı işin basım işi içerisinde bulunduğuna, işyerinde yapılan işin basım iş kolu içinde kabul edilmesi gerektiğine, baskı ve laklama işlemlerinde kullanılan solventlerin ortama yayılan gaz ve buharına solunum yoluyla maruz kaldığına, davacının itibari hizmet süresinden faydalanması gerektiğine yönelik kanaat bildirdiği, istinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK’nın 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, işyerinin basım işyeri niteliğinde olduğu, bilirkişi raporunda, dava döneminde, kapılar ve portatif bölümlerin bulunmadığına, suni ışık altında çalışma olduğuna ilişkin tespitler ile 2000 yılının 2’nci döneminde (2) belge kodundan bildirimleri bulunduğu dikkate alındığında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf gerekçeleri ile temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un ek madde 5 inci hükmüdür.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.