Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10959 E. 2023/18924 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10959
KARAR NO : 2023/18924
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/459 E., 2016/63 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
2. Tebliğname’de, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın mağdura yönelik iddia ve kabul edilen sözlerinin takibi şikâyete bağlı olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden eylemin hakaret suçunu oluşturduğundan bahisle şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, herhangi bir yerde çalışmıyor olması nedeniyle oğluna kızdığı, bunun üzerine evde bulunan kayınvalidesi mağdur … K.’nın kendisine nasihat ettiği, sanığın ise bu duruma kızarak mağdura “S… ol git, senin a… sinkaf ederim, senin kalın a… sinkaf edeceğim.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Bozma Düşüncesi Yönünden
Takibi şikâyete bağlı olan hakaret suçundan dolayı sanık hakkında verilen kamu davasının düşmesine dair gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın kararı temyiz etmemesinin şikâyetten vazgeçmeyi zımni olarak kabul ettiği anlamına geleceğinden Tebliğname’deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular bölümünde açıklandığı şekilde mağdura hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda, konuşmanın akışı ve sözlerin söyleniş bütünlüğü birlikte değerlendirildiğinde, sanığa isnat edilen sözlerin karar tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve takibi şikâyete bağlı olan hakaret suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının ”düşmesine” yerine ”düşürülmesine” karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “düşürülmesine” ibaresi çıkartılarak yerine “düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.