YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4666
KARAR NO : 2023/1645
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/533 E., 2022/438 K.
KARAR : Davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi, davalı … vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabul, kısmen reddine, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılarak düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/501 E., 2021/991 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın dahili davalı … yönünden esastan, davalı Hazine yönünden ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı … vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda; … ili, …. ilçesi, …lucak Mahallesi, eski 3132 (yeni 1036 ada 2) parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1961 yılından beri …’ın kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, tarla ve bağ vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra; 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış işlemi sonucunda 1/2 payı davacı … adına 23.1.2014 tarihinde; 1/2 payı ise dahili davalı … adına 8.2.2019 tarihinde kayden tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili 16.7.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın 1/2 payının tapulu olarak müvekkiline ait olduğunu, dava konusu diğer 1/2 payın ise Hazineye ait olduğunu, Hazineye ait olan ve müvekkilinin taşınmazının bitişiğinde bulunan 550 m² lik kısmı müvekkilinin kullandığını ve 2008 yılından bu yana işlemeye devam ettiğini, dava konusu taşınmazın içerisine üzüm bağı, zeytin, kiraz vs. çeşitli meyve ağaçları diktiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların müvekkilince dikilip yetiştirildiğini öne sürerek , kullandığı bu bölüm üzerinde kendisi lehine zilyetlik şerh verilmesi istemiyle dava açmış; Hazine uhdesinde kalan iş bu 1/2 payı yargılama sırasında 6292 sayılı Kanun uyarınca satın alan …’nu, 13.5.2019 tarihli dilekçe ile davaya dahil etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı … vekili, aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…6292 sayılı Kanun hükümleri gereği hak sahibi olan …’ın 6026,00m² lik taşınmazdaki hakkının yarısını …’a, diğer yarısını da …’na … 26. Noterliğinin düzenlemiş olduğu 06.01.2014 tarih ve 233 sayılı muvafakatname ile devrettiğinin anlaşıldığı ve taşınmazın 1/2 şer paylarla … ve … adına tescil edildiği; zeminde kullandıkları kısımların da eşit olduğu” gerekçesiyle, davanın dahili davalı … yönünden esastan, davalı Hazine yönünden ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ile dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın davaya konu kısmının 2008 yılından beri müvekkili tarafından kullanıldığını, bu süre zarfında müvekkilinin bu kısma ağaçlar dikip yetiştirdiğini, dosya kapsamına göre davacı müvekkilinin dava konusu kısım üzerinde uzun yıllar boyunca zilyetliğinin bulunduğunun net bir şekilde ortaya çıktığını, davanın reddi kararının yerinde olmadığını, davanın açıldığı tarihte taşınmaz üzerinde Hazinenin malik olduğunu, daha sonra Hazine payının … Köyloğlu’na satışı nedeniyle devir işleminin gerçekleştiğini, bu nedenle Hazine yönünden usulden ret kararının da yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, davanın türü ve mahiyeti gereği lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… kadastro sırasında taşınmazın beyanlar hanesinde lehine kullanıcı tespiti yapılan … tarafından 06.01.2014 tarihli noterlik muvafakatnamesi ile 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre taşınmazdaki satın alma hakkının 1/2 payı oranında davacı …’a, 1/2 payı oranında davalı …’na devredildiği; bu devir kapsamında taşınmazın 1/2 payının 23.01.2014 tarihinde (dava tarihinden önce) davacı tarafından; 1/2 payının 08.02.2019 tarihinde (dava tarihinden sonra) dahili davalı … tarafından 6292 sayılı Kanun kapsamında Hazineden satın alınmış olmasına göre karar tarihi itibariyle davalı Hazinenin taşınmazda payının bulunmadığından Hazine yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; yine kullanım kadastrosu tespit günü itibariyle davacı ile davalı …’nun dava konusu taşınmazda kullanımlarının bulunmaması; her ikisinin taşınmazdaki kullanımlarının, kadastrodan sonra noterde tapuda kullanıcı gösterilen kişi ile aralarında düzenlenen muvaffakatnameye dayanması, her ikisinin dava konusu taşınmazda müşterek mülkiyet hükümlerine göre pay sahibi olmaları karşısında; davanın, davalı … yönünden esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine davanın niteliği gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olduğu; ne var ki, davalılar yönünden davanın reddi sebeplerinin ayrı olması nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2 nci maddesi uyarınca, davada vekille temsil edilen davalı Hazine ile davalı … lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet bulunmadığı” gerekçesiyle, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine; davalı … vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile, 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilerek yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ile dahili davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Dahili davalı … vekili; nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken, maktu vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu öne sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (5831 sayılı Kanun) 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70’er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden … ile …’ndan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.