YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15114
KARAR NO : 2023/4416
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/352 E., 2018/939 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2012/556 Esas, 2013/158 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2012/556 Esas, 2013/158 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.03.2017 tarihli ve 2014/20907 Esas, 2017/8346 Karar sayılı ilâmıyla; “sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İzmir 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2018 tarihli ve 2017/352 Esas, 2018/939 Karar sayısı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; uzlaşma talep ettiğini, zararı karşılamak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in kendisinin İzmir’de birden fazla şarküteri iş yeri bulunduğunu ve katılan şirketten peynir almak istediğini bildirdiği, katılanların getirdiği peynirleri bir depoya indirdikten sonra sanığın parasını vereceğini söyleyerek olay yerinden uzaklaşarak kaybolduğu, daha sonra bu peynirleri temyiz dışı sanık … …’ye sattığı, parasını da peşin olarak aldığı, katılan şirket çalışanlarının denetleme olanağını ortadan kaldıran biçimde yalan söyleyerek onları yanılgıya ve hataya düşürüp kendisine haksız çıkar sağladığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan beyanında; suçlamayı kabul etmediğini, kendisinin birden fazla şarküteri iş yeri olduğunu, katılanlardan peynir satın almak için anlaşma yaptığını, bir kısmının parasını ödediğini, bir kısmını ödemeyi vadettiğini ancak ödeyemediğini, daha doğrusu ödeme vaadini kabul etmediklerini, kendisinin de malı geri teslim ettiğini ifade etmiştir.
3. Katılan şirket; içinde bulunduğu zor durumdan faydalanarak kendisini dolandıran sanıktan şikayetçi olduğunu, katılmak istediğini beyan etmiştir.
4. Bozma sonrası; sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
5. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2018 tarihli ve 2017/352 Esas, 2018/939 Karar sayılı ile kararı ile sanığın savunması, katılan beyanı, katılanın beyanı destekler nitelikte tanık beyanları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor ile dosya kapsamında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2018 tarihli ve 2017/352 Esas, 2018/939 Karar sayılı kararı ile sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmüm, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.