YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9039
KARAR NO : 2023/4317
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/35 E., 2015/194 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2015/35 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in Ankara ilinde müteahhitlik yaptığı, inşaatının elektrik tesisatını yaptırdığı katılan …’a olan borcuna karşılık olarak 29.08.2013 tarihinde, tamamen sahte olarak oluşturulmuş HSCB Bank A.Ş Manisa Şubesi hesabına ait 8673596 numaralı, keşidecisi “… Ltd. Şti” ve hamili kendisi olan 18.10.2013 keşide tarihli 13.500 TL tutarındaki çeki ciro ve çekin ciro yolu ile verildiğine ilişkin aynı tarihli başka bir belgeyi de imzalayarak katılana verdiği iddia olunmuştur.
2. … ciro yolu ile …’e geçtiği ve … isimli şahıs tarafından 10.09.2013 tarihinde HSCB Bank A.Ş’nin Silifke Şubesine ibraz edildiği, banka görevlilerinin çek üzerinde yaptıkları incelemede çekin bankalarına ait bir çek olmadığı ve tamamen sahte olarak düzenlenmiş olduğunu tespit edip ihbarda bulunmaları üzerine soruşturmaya başlandığı anlaşılmıştır.
3. Sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, suça konu çeki kendisinin keşide etmediğini, katılan … ‘dan çeki aldığını bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunu söylediklerini belirtmesine karşın; alınan ekspertiz raporundan sonra kovuşturma evresinde alınan savunmasında, çeki … adlı bir kişiden mermer malzemesi satarak aldıktan sonra katılana verdiğini belirtmiş; ancak mermer malzemesi sattığına dair belge, fatura vb. evrak ibraz edememiştir.
4. Ekspertiz raporuna göre, çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar, çekin arkasında … adına atılmış ciro imzası ile 29.08.2013 tarihli belge üzerindeki imzaların … eli ürünü olduğunu belirlenmiştir.
5. Bilirkişi raporuna göre suça konu çekin , aldatıcılık niteliğine haiz olduğunun belirtildiği ve mahkemece özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek incelenen çekin aldatıcılık niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı görülmüştür.
6. Mahkemece sahte çekin sanık tarafından katılana verilmesi ve sanığın çeki ticari ilişki kapsamında … adlı kişiden aldığını savunmasına rağmen çekin Manisa’da bulunan … şirketi tarafından sanık adına düzenlenmiş olduğunun anlaşılması, … isimli şahsın çek üzerinde gerek hamil, gerekse ciranta olarak imzasının ve isminin bulunmaması gerekçeleriyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz isteğinin incelenmesinde; kovuşturma aşamasında sanığın suçunu ikrar ettiği ve ekspertiz raporuna göre, çekin ön yüzündeki yazı ve rakamlar, çekin arkasında … adına atılmış ciro imzası ile 29.08.2013 tarihli belge üzerindeki imzaların … eli ürünü olduğunun tespiti karşısında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2015/35 Esas, 2015/194 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.