YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/637
KARAR NO : 2023/3460
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/208 E., 2022/361 K.
KARAR : Asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasında görülen asıl davada temliken tescil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi, kâl, ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraflardan gelen olmadı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı … dava dilekçesinde; 25 ada 2, 3 ve 4 numaralı parsellerin tevhit ve ifrazı sonucu kendisine ait olacağına inandığı kısımda inşa ettiği yapının bir kısmının 25 ada 3 parsel sayılı (ifrazdan sonra 25 ada 27) taşınmazda kaldığını, yapı değerinin arazi değerinden fazla olduğunu belirterek Türk Medeni Kanunu’nun 725 inci maddesi gereğince bu kısmın adına tescili isteğinde bulunmuştur.
2. Birleştirilen davada davacı … dava dilekçesinde; davalı tarafından inşa edilen yapının ortağı olduğu 25 ada 3 parsele (yeni 25 ada 27 parsel) tecavüzlü olduğunu belirterek el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazda hiçbir hakkı olmadığını, iyi niyet koşulunun oluşmaması nedeniyle temliken tescil talebinde bulunulamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu binanın yapımı sırasında davacı …’nin rızasına aldığını ve kendisine bir miktar para ödediğini, binanın bulunduğu taşınmazı dava dışı …’dan satın aldığı yere yaptığı düşüncesiyle inşaata başladığını, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda 3 parsel sayılı taşınmazın aynen taksimine karar verildiğini, davaya konu binanın Ruhi ve diğerleri adına tesciline karar verilen 27 parsel sayılı taşınmazda kaldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 23.09.2010 tarihli ve 2007/385 Esas, 2010/309 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve kâl isteğinin kabulüne, ecrimisil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.09.2010 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.05.2011 tarihli ve 2011/1590 Esas, 2011/6002 Karar sayılı kararıyla dava konusu 25 ada 27 numaralı parselde davacı … dışında….’in de ortak olması nedeniyle dava dışı ortak Kadir’in davaya olurunun alınması yada miras şirketine 4721 sayılı Kanun’un 640 ıncı maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu iptali ve tescile ilişkin davasının reddine; birleştirilen dava davacısının ecrimisil talebinin reddine; birleştirilen dosyada davacının müdahalenin men’i ve kâl davalarının kabulüne asıl davada davacı-birleştirilen davada davalının imar öncesi 25 ada, 27 No.lu parsel iken imar sonrası 363 ada 8 parsel, 364 ada 8 parsel ve 364 ada 9 parsel numaralarını alan taşınmazlara müdahalesinin men’ine, taşınmazlar içerisinde inşa edilmiş yapının kâl’ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı …’nin kötü niyetli olduğunu, Ruhi’nin rızasını aldığını ve bedel ödediğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, ecrimisil istemi reddedilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini, temliken tescil isteminin kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada 4721 sayıl Kanun’un 725 inci maddesine dayalı temliken tescil; birleştirilen dava ise çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü ve 725 inci maddeleri,
3. 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.
3. Somut olayda; mahkemece, hükmün sonuç kısmının 5 numaralı bendinin birinci paragrafında, birleştirilen davada alınması gereken karar ve ilam harcına ilişkin olarak, “Alınması gereken TL harçtan peşin olarak alınan 87,80 TL peşin harç ile 3.440,00 TL tamamlama harcının toplamından oluşan 3.527,80 TL harcın” şeklinde 6100 sayılı Kanun’un 297 inci maddesine ikinci fıkrasına aykırı, infaza elverişsiz hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir ise de; hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Asıl davada davacı vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin birinci fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “Alınması gereken 16.580,74 TL harçtan, alınan 87,80 TL peşin harç ile 3.440,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.527,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.052,94 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.