YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/702
KARAR NO : 2023/4175
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/221 E., 2015/514 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, hakaret, birden fazla kişi ile tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/221 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 … maddesi uyarınca erteli 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 … maddesinin birinci fıkrası ve 51 … maddesi uyarınca erteli 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 … maddesinin birinci fıkrası ve 51 … maddesi uyarınca erteli 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; birden fazla kişi ile tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 51 nci maddesi uyarınca erteli 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii usul ve yasaya aykırı hükümlerin bozulmasına ilişkin süre tutum dilekçesi sunmuş, ancak gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, katılana ait iş yerine ücreti mukabilinde ışıklı tabela yaptıktan sonra katılan aracılığıyla tanıştığı temyiz dışı sanık …’a da tabela hazırladığı ancak ücretini alamadığı ve bu tabelanın ücretini de katılandan istediği, katılanın bu teklifi kabul etmemesi üzerine katılana ait iş yerindeki tabelayı birtakım eksikleri tamamlamak için geri aldığı ve bir daha iade etmediği, 10.09.2014 tarihinde ise sanık …’ın, temyiz dışı sanık … ile birlikte aralarındaki anlaşmazlığı çözümlemek amacıyla katılana ait iş yerine geldiği, konuşmanın tartışmaya dönüştüğü esnada her iki sanığın katılana hitaben “ananı avradını sinkaf edeyim, buradan ayrılacaksın, sen göreceksin, dükkanı başına yıkacağız, seni yaşatmayacağız” demek suretiyle hakaret ve tehditte bulundukları ve sanık …’un katılana ait iş yerindeki eşyalara dağıtmak suretiyle zarar verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan ifadesinde sanıktan şikâyetçi olduğunu ve uzlaşmak istemediğini belirtmiştir.
4. Tanıklar Ö.Ş, S.C ve E.S ifadelerinde, katılanın iddialarını doğrulamışlardır.
5. Mahkemece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, hakaret ve birden fazla kişi ile tehdit suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 251 nci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ve aynı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenleme karşısında hakaret suçu bakımından basit yargılama usulünün, mala zarar verme suçu bakımından ise uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Birden Fazla Kişi İle Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin alt sınırının, hükmolunan hapis ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeden, ceza miktarından daha az denetim süresi belirlenmesi ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüş olup bu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu ve birden fazla kişi ile tehdit suçunun birlikte işlenmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Hakaret ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/221 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Birden Fazla Kişi İle Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/221 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği denetim süresinin belirlenmesine ilişkin paragraftan “1 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “2 yıl” ibaresinin eklenmesi, bu paragraftan sonra gelmek üzere “Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile oluşan durumuna göre TCK’nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına; TCK’nin 53/1. maddesinin (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına” paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/221 Esas, 2015/514 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.