Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/1643 E. 2023/4543 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1643
KARAR NO : 2023/4543
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1298 E., 2022/1994 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, Kısmi temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu suç için öngörülen cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen beraat kararlarına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli ve 2016/131 Esas, 2017/438 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli ve 2016/131 Esas, 2017/438 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 05.11.2019 tarihli ve 2018/2781 Esas, 2019/1054 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışma görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
4. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli ve 2021/1298 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararı ile sanık … Gürer hakkında; resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin çıkartılarak yerine (e) bendi yazılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine; sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51 … maddeleri uyarınca 1’er yıl 8’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların, 05.11.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olmasına rağmen bu suçtan ceza tayin edilmediğine, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasından cezalandırılmaları gerekirken beraat kararları verildiğine, resmi belgede sahtecilik suçundan ceza tayininin alt sınırdan verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna;
2. Sanıklar … ve … müdafiisinin temyiz istemi; hükümlere esas alınan tanık …’un sanık … ile aralarında davalar bulunması nedeniyle husumetli olduklarına, katılanın iddialarını yazılı delil ile ispatlayamadığına, keşide tarihinde yapılan tahrifatın senedin geçerliliğine etki etmediğinden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’ün suç tarihinden önce sanıklardan …’un iş yerinde çalıştığı, işe girerken teminat olarak imzalayıp verdiği boş senede, katılanın işten çıkarılmasından sonra sanık … alacaklı olarak ve 27.000,00 TL bedel yazılarak sanık …’e ciro edildiği, sanık … tarafından da katılan aleyhine icra takibi yapıldığı iddiasıyla, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık …, işlettiği büfeyi sanık …’e kiralama karşılığında suça konu senedi ondan aldığını; sanıklar … ve … ise, suça konu senedin teminat senedi olmadığını, katılan ile sanık … arasında geçmiş yıllarda yapılması planlanan arsa satışı nedeniyle sanık … tarafından, katılana verilen para karşılığında senedin katılandan alındığı savunmasında bulunmuşlardır.
3. Tanıklar … ile …, sanık …’un … ve ustabaşılardan işe girerken teminat senedi alındığını beyan etmişlerdir. Tanık … beyanında, katılanın, sanık … ile birlikte yanına gelerek suça konu senedi çıkartıp sanık …’ın kendisine itimat etmediğini söyleyip adres bilgilerini senede yazmasını istediğini, kendisinin de katılanın adresinin olduğu kısmı onun talebi üzerine doldurduğunu beyan etmiştir.
4. Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı Bilirkişisinin 19.10.2015 tarihinde alınan raporda; suça konu senedin borçlu hanesindeki yazılar ile “Ankara” ibaresinin …’ın eli ürünü olduğu diğer yazıların sanıkların, katılanın ve tanık Gülay’ın eli ürünü olmadığı, borçlu imzasının sanığın eli ürünü olduğu, senette üç farklı kalem kullanıldığı, borçlu adres bilgilerinin olduğu kısmın bir kalemle, borçlu imzalarının ayrı bir kalemle ve diğer kısımların üçüncü bir kalemle yazıldığı, keşide tarihi 16.06.2013 iken “1” rakamının sonradan “2” olarak değiştirilerek tahrif edildiği, yapılan tahrifatın aldatıcılık niteliğinin olduğu belirtilmiştir.
5. İlk derece Mahkemesince, senedin bedelsiz kaldığı ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığının yazılı delil ile ispatlanmasının zorunlu olduğu, katılan tarafından senedin … ile sanık …’a verildiğine dair tanık …’un beyanından başkaca dosya kapsamında delil bulunmadığı, senet üzerinde yapıldığı iddia edilen tarih değişikliğinin ise senedin kullanımı ve zamanaşımı yönünden bir sonuç doğurmayıp, faydasız sahtecilik niteliğinde bulunduğu, sanık …’in olayın tamamen dışında kalarak sadece büfe alım satımı ile ilgili sanık … ile alışveriş yaptığı ve katılanı tanımadığının anlaşıldığı, sanık …’in ise bahse konu senedi rızası ile katılandan aldığı, araziyi devir etmemesi nedeniyle katılan tarafından bahse konu senedin … ile sanık …’e verildiğinin anlaşıldığı ve atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararları verilmiştir.
6. Bölge Adliye Mahkemesince; tanıklar … ve …’un beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, katılan tarafından teminat olarak sanık …’a verilen senedin, sanık … tarafından kağıdın zilyetliğinden vazgeçilerek sanık …’e verildiği, boş olan senedin üst tarafının farklı kalemle doldurulması sağlanarak sanık … açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olduğu, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık …’un eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği kazandığı hususu tüm dosya kapsamı ile sabit görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, sanıklar … ve … hakkında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/113 Esas, 2021/246 Karar sayılı resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına ve sanıklar … ve …’in eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası atfı ile aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyet, sanık …’in ise; suça konu senedin teminat senedi olduğunu bilmesinin kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilememesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanık hakkında düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ve bu suçlar için öngörülen cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, aynı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli ve 2021/1298 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararlarında sanıklar müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.