YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2926
KARAR NO : 2023/4569
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/616 E., 2015/807 K.
SUÇ : Sahte Fatura Düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
EK KARAR :Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık …’nın 18.04.2016 tarihli ek karara yönelik temyizine ilişkin olarak, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 tarih ve 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; 18.04.2016 tarihli ek kararda, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanığa cezaevi idaresi aracılığı ile hükmü temyiz edebileceğinin bildirilmemesi nedeniyle sanığın ek kararın temyizine ilişkin 30.05.2016 tarihli temyizinin süresinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık …’nın yokluğundan verilen asıl hükmün bilinen en son adresi olan sorgusunda bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebligatın 10.11.2015 tarihinde muhatap işe gittiğinden aynı konutta bulunan oğlu … haberdar edilmek suretiyle muhtara bırakıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 … maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat yapılabilmesi için, muhatabın tebligat çıkarılan adreste ikamet etmekle birlikte, geçici olarak adreste bulunmadığının ve nedeninin tebliğ evrakına yazılması ve tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerektiği, aynı Kanun’un 22 nci maddesinde yer alan ‘‘Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.’’şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak nüfus kaydına göre tebligat tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığın oğlu haberdar edilerek ve 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrasına uyulmadan muhtara yapılan tebligatta “görünüşe göre on sekiz yaşından aşağı ve ehliyetsiz olmadığı’” şeklinde bir şerhe de yer verilmeden tebliğ edildiği, bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz ile birlikte yapılan eski hale getirme talebini inceleme görevinin Yargıtay’a ait olduğu da gözetilerek, sanığın mahkumiyetine dair 13.10.2015 tarihli ve 2013/616 Esas, 2015/807 Karar sayılı hükme yönelik, 14.04.2016 tarihli eski hale getirme ve temyiz istemi süresinde kabul edilip, mahkemenin, temyiz talebinin reddine dair 18.04.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanıklar …, …, … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarih ve 2013/616 Esas, 2015/807 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık … hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı üç kez olmak üzere neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B. Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarih ve 2013/616 Esas, 2015/807 Karar sayılı ek kararı ile
Sanık … hakkında, sanığın eksi hale getirme ve temyiz başvurususunun, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin kabule değer olmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
C.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca,
1. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden onama,
2. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden, sanığın ek karara ve asıl karara yönelik temyizinin yasal süresinden sonra yapılması nedeniyle temyiz isteminin reddi,
Görüşünü içeren 09.07.2019 ve 21.04.2022 tarihli Tebliğnameler ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nın temyiz isteği, hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
2.Sanık …’nun temyiz isteği, hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
3.Sanık … … müdafiinin temyiz isteği, hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A. Sanıklar … ve Mağmut Bağırsakçı Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2013/616 Esas, 2015/807 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar … ile sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2013/616 Esas, 2015/807 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.