Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11973 E. 2023/19579 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11973
KARAR NO : 2023/19579
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/63 E., 2015/691 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/63 Esas, 2015/691 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, gerekçesiz hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bir kısım tanık beyanlarına itibar etmeme gerekçesinin açıklanmadığına, katılanın olay yerine bağırarak gelip sanığa hakaret ettiğine, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin hatalı tatbik edildiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Kocaeli Devlet Hastanesinde güvenlik amiri olarak çalıştığı, olay günü hastane otoparkında meydana gelen bir olaya müdahale etmek isterken, taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın katılana hitaben “Sen nasıl güvenlik amirisin, senin ananı avradını sinkaf ederim, o… çocuğu.” diyerek hakaret ettiği, sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla Mahkemece sabit görülüp, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanıklar T. K. ve M. T.’nin, mesafe nedeniyle küfürleri duymadıklarını ifade etmeleri, tanık S. E.’nin beyanında, sanığın sinkaflı küfürler ettiğini duyduğunu, ancak kime küfür ettiğini anlamadığını, sonradan olay yerinde bulunan kişilerden sözlerin katılana yönelik söylediğini öğrendiğini belirtmesi karşısında, soruşturma aşamasında olaya ilişkin bilgisi olduğu anlaşılan A. Ö. ve M. Ş. ile sanığın savunmasında, dinlenmesini istediği K. T.’nin tanık sıfatıyla beyanları alınıp, hangi anlatıma, hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de ,5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi ve alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.