YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10749
KARAR NO : 2023/19293
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/366 E. 2016/62 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında şikâyetçi M.T.A.’ya yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2. Sanık hakkında şikâyetçi A.E.’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi,dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
3. Sanık hakkında katılan …Y.’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; bir hakimin kasıtlı olarak mahsup işlemini yapmadığına, oyaladığına, görevini kötüye kullandığına, diğer hakimin kendisine hakaret ettiğine, çok ceza verildiğine, kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüpheli hakkında 31.03.2014 tarihli iddianame ile duruşmada hakkında daha önceden karar veren hakimi kastederek “O şerefsiz hakime söyleyin, o şerefsiz yüzünden ben onbeş ay cezaevinde yattım” dediği, Mahkeme tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma üzerine 04.10.2013 tarihinde ifadesi alındığı sırada, “Benim bir arkadaşım …’nda 89 yılında camiden çıkan bir hakimi öldürdü, ben de cezaevinden çıkayım, onun anasını avradını sinkaf edeceğim, sayesinde ağzımda diş kalmadı” dediği, şüphelinin hakim N.P.’yi kastederek sözkonusu hakaret ve tehditleri yaptığını beyan etmesi üzerine kamu davası açıldığı, 23.01.2014 tarihli duruşmada şüphelinin sözkonusu küfür ve tehdit eylemini N.P isimli hakimi kastederek değil, hakkında mahsup kararı verilmesine yer olmadığına dair ek kararı veren G.R.Y. isimli hakimi kastederek söylediğini beyan etmesi üzerine mahkemece suç duyurusunda bulunulduğu,19.06.2014 tarihli iddianame ile de suç duyurusuna konu eylemin yargılama duruşmasında hakkında iki ayrı esas numarasına kayıt yapıldığını, dosyalarının birleştirilmesi gerektiğini belirtip, hakim G.R.Y.’yi kastederek “Zaten o o….. çocuğunun yüzünden buradayım” dediği, mahkeme hakimi M.T.A. tarafından şüpheli uyarıldığında, hakime de “Seninde a… koyarım lan, o…. çocuğu, senin ananın, senin a….. koyarım” dediği, şüphelinin duruşma salonundan çıkartıldığında mahkeme mübaşiri A.E.’ye “Mübaşir senin de a…. korum, o…. çocuğu” dediği, iddiasıyla hakkında açılan davada sanığın atılı suçu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın Katılan …Y.’ye Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan beyanı, sanık ikrarı, duruşma tutanağı ile anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından uygulanmaması yönünde Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanığın Şikâyetçilerin A.E. ve M.T.A.’ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Şikayetçilerin beyanı, sanık ikrarı, duruşma tutanağı, tanıklar M.Ç. ve T.A beyanları ile anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından uygulanmaması yönünde Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.06.2013 tarihli ve 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın anılan Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın şikâyetçi M.T.A.’ya hakaret ettikten kısa bir süre sonra şikâyetçi A.E.’ye hakarette bulunduğunun anlaşılması karşısında, aynı olayın devamı kapsamında aynı yer ve zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen hakaret suçunun, hukuken tek bir fiille gerçekleştirildiği, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan …Y.’ye Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün birinci maddesinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Şikâyetçiler A.E. ve M.T.A.’ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün ikinci maddesinin (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.