YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10035
KARAR NO : 2023/5382
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/20 E., 2015/412 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, 5464 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. 1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2013 tarihli ve 2013/90 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ile 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun (5464 sayılı Kanun) 37 … maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2013/20 Esas, 2015/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b. 5464 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 5464 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 …, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
B. Dava dosası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.12.2019 tarihli, 2015/370103 sayılı ve hükümlerin bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanık hakkında teşdit uygulanmaksızın alt sınırdan ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanığın temyizi, gerçekten tıp fakültesi mezunu ve gerçekten … İnşaatta işyeri hekimi olarak çalıştığı halde tıp doktoru kimlik kartının ve maaş bordrosunun sahte olduğundan bahisle işlem yapıldığına, oysa belgelerin sahte olmadığına ve atılı suçlamayı kabul etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 25.09.2012 tarihinde … Katılım Bankası A.Ş.’ye giderek kredi kartı müracaatında bulunduğu, formları imzalarken 11.08.2012 tarihinde … Şirketinde işyeri hekimliği yapıyormuş gibi tanzim edilen maaş bordrosu fotokopisini ve doktor olduğuna dair … Tabipler Birliği tarafından düzenlenmiş sahte kimlik kartını ibraz ettiği, kredi kartı henüz üretilmeden bankaca yapılan araştırmada belgelerin sahte olduğunun tespit edildiği ve sanığın kredi kartını teslim etme bahanesiyle bankaya davet edilerek soğuk mühürde ihtiva eden ve dosya arasında bulunan tıp doktoru kimlik belgesi ile yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Yapılan araştırmada sanığın daha evvel 20.08.2009 tarihinde sahte diploma ile Bolu Düzce Tabipler Odasına kaydolarak … Tabipler Birliğinden suça konu kimlik kartını aldığı, ancak durumun anlaşılması üzerine 02.02.2010 tarihinde üyeliğinin sonlandırıldığı ve sahte diploma nedeniyle bir başka yargılama dosyasında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
3. Sanığın gerçek tıp doktoru olduğunu beyan ederek suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
4. Mahkemece sanığın kullandığı sahte maaş bordrosu sureti ve sahte tıp doktoru kimliği nedeniyle özel belgede sahtecilik, bu belgelerin kredi kartı almak için ibraz edilmesi nedeniyle ayrıca 5464 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın aslı dosya arasında mevcut sahte tıp doktoru kimlik belgesini ibraz ederek kredi kartı başvurusunda bulunmak şeklinde vuku bulan eyleminde 5237 sayılı Kanun’un 212 nci maddesi uyarınca gerçek içtima hükümleri uygulanmak suretiyle sahte tıp doktoru kimlik belgesi kullanma eylemi yönünden aynı Kanun’un 207 nci maddesinin tatbik edilmesi ve sahte belgeler ibraz ederek kredi kartı başvurusunda bulunmak fiili yönünden ise 5464 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin ikinci fıkrasının tatbik edilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Katılan Vekilinin ve Sanığın Temyizi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği; sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/75 Esas ve 2006/295 Karar sayılı ilamına konu resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezasına mahkumiyete ilişkin ilamı yerine daha az cezaya hükmolunan Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/75 Esas ve 2006/295 Karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkumiyete dair ilamının tekerrüre esas alınması hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2013/20 Esas, 2015/412 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/75 Esas ve 2006/295 Karar sayılı ilamına konu resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezasını havi mahkumiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, TCK’ nın 58 … maddesinin 6 ncı ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin 2 nci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususununda infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.