Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19847 E. 2023/5416 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19847
KARAR NO : 2023/5416
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/90 E., 2015/120 K.
SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/90 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.250.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç ve cezanın orantısız olduğu, samimi itirafta bulunduğu ve pişman olduğu da göz önüne alınarak lehine hükümlerin uygulanması yönünden hükümlerin bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kuzeni olan katılanı hastalığından dolayı bir kaç kez kontrol ve pansuman için Kayseri’ye götürüp getirdiği, bu gidiş gelişler sırasında araçta görmüş olduğu katılana ait … belgesi üzerine kendi fotoğrafını koyarak renkli fotokopi çektirmek suretiyle suça konu sahte … belgesini düzenlediği, bu … belgesi ile 02.01.2015 tarihinde Kırşehir ING Bank Şubesine başvurduğu, kredi başvuru formu ve eklerini katılan adına imzalayarak 3.000,00 TL kredi kullandığı, sanığın bu suretle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, katılanın … belgesinin üzerine kendi fotoğrafını koyarak renkli fotokopisini çektiğini, bu … belgesini kullanarak ING Bank’dan katılan adına 3.000,00 TL kredi kullandığını, daha sonra da … belgesini yaktığını, pişman olduğunu beyanla atılı suçları ikrar etmiştir.
3. Mahkemece, atılı suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Suça konu sahte … belgesinin aslı ele geçirilememiş ise de dosya içerisinde sanığın katılan adına imzaladığı kredi sözleşmesine ilişkin evrakların “aslı gibidir” onaylı örneklerinin mevcut olduğu anlaşılmakla, belgelerin asıllarının mahkeme heyeti tarafından incelenip özellikleri zapta geçirilerek, aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması, kredi sözleşmesine ilişkin evrakta yapılan sahteciliğin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ve suç vasfında hataya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Suç tarihinin “02.01.2015” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “15.01.2015” şeklinde hatalı gösterilmesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamından sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır, ancak;
1. Sanığın katılanın kimlik bilgilerini içeren ancak kendi fotoğrafının yapıştırdığı sahte … belgesi ile kredi kullanması şeklinde gerçekleşen eylemin, “banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık” suçu ile birlikte “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d), (j) bentleri ve son bentleri uyarınca temel cezadan makul seviyede uzaklaşılarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek sanığın “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, somut olayda suçtan elde edilen menfaatin 3.000,00 TL olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğünün 25,00 TL olarak takdir edildiği, buna göre alt sınırda ceza tayin edilmesi halinde temel gün para cezasının 240 gün olarak hesaplanması gerekirken 300 gün olarak hesaplandığı, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
3. Suç tarihinin “02.01.2015” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “15.01.2015” şeklinde hatalı gösterilmesi,
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2015/90 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden aynı Kanun’un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.