YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31306
KARAR NO : 2023/5494
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/298 E., 2016/121 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma
Katılan sıfatı alabilecek şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan zarar gören şikâyetçi kurum İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. nin vekili aracılığıyla hükmü temyiz etmiş olması ile yasa yolunda da şikâyetçi olup davayı takip edeceklerini belirterek takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu anlaşıldığından, sanığa yüklenen suçtan katılma … bulunup 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyiz … olan şikâyetçi vekilinin aynı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2013/298 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz istemi, …’a sanık tarafından … Tekstil ile ilgili olarak vekâletname örneğinin noterden celp edilmediği, çeklerin kim tarafından bankaya teslim edildiğinin sorulmadığı, kredinin sanık tarafından kullanılmadığı, kim tarafından çekildiğinin araştırılmadığı, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih ile çeklerin teslim edildiği tarihlerin karşılaştırılması gerektiği, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Katılan … vekilinin temyiz isteği, dolandırıcılık suçundan verilen beraati temyiz ettiğini, kararın bozulmasını sanığın cezalandırılmasına ilişkindir.
3.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın asıl amacının nitelikli dolandırıcılık olduğu halde toplanan delilere göre sanığa sadece sahtecilik suçundan ceza verilip nitelikli dolandırıcılık suçundan ise beraatine karar verilmesi delillerin takdirinde mahkeme heyeti tarafından açıkça yanılgıya düşüldüğü anlaşıldığından kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’nun olay tarihinde … Tekstil San.Tic.Ltd Şti nin genel müdürü olduğu, Anadolu Bankası ile 23.06.2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi yaptığı ve genel müdür olması nedeni ile sözleşmeye imza attığı, sözleşme gereği 500.000,00 TL meblağlı kredi sözleşmesi kapsamında 13 adet çeki bankaya temlik ve ciro işlemi yaparak verdiği, daha sonra bu çeklerin büyük bir kısmını bankalara takasa verildiği, takasa verilen çeklerden dokuz tanesinin hırsızlık sonucu ve … dışı çek hamilinin bilgisi dışında yasal olmayan yollardan temin edildiği, diğer çeklerin karşılıksız çıktığı anlaşılmıştır.
2.13.08.2013 tarihli Kriminal Polis Laboratuvarlığının raporuna göre davaya konu çeklerin arka yüzündeki “… TEKSTİL İNŞAAT TİC.AŞ İBARELİ KAŞE ÜZERİNDEKİ İMZALARIN SANIĞIN ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞUNUN SAPTANDIĞI”, ayrıca sanığın vermiş olduğu çeklerden “4466160” ve “4466161” seri nolu çeklerdeki tarih hanelerinin yıl hanesindeki son bir rakamının fiziksel önceki rakamın silinmesi ile sahteciliğin oluşturulduğu belirtilmiştir.
3.Mahkemesince, sanık hakkında ayrıca dolandırıcılık suçundan dolayı dava açılmış ise de; yapılan yargılama, dosya içeriğine göre şirketle kredi sözleşmesi imzalayan bankanın kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak aldığı çeklerin sahteliğini incelemeden, karşılığının bulunup bulunmadığını araştırmadan çekleri kabul ettiği, basit bir araştırma ile çeklerin karşılığının olmadığını tespit edebileceği gibi iki adet çekte de sahteciliğin yapıldığını tespit edebileceği, bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekli araştırmayı yapmadığı , bu nedenle olayda herhangi bir hile unsurunun olmadığı bu nedenle unsurlar itibarı ile oluşmayan dolandırıcılık suçundan sanığın beraatinin gerekeceği; sanığın sahtecilik suçundan dolayı cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yokluğunda karar verilen sanık müdafine gerekçeli kararın 03.05.2016 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, sanık müdafinin 02.05.2016 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta ret isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
2.Sahte belge çeşitliliğinin 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık Hakkında Banka Veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın işletmiş olduğu ticari şirketinin krediye ihtiyacı olması nedeniyle 23.06.2011 tarihinde Anadolu Bank’tan 500.000,00 TL kredi almak için sözleşme imzalandığı, almış olduğu krediye karşılık 13 adet çek getirip arkasını ciro yapıp temlik işlemleri yapıldıktan sonra bankaya teslim ettiği, alınan kredinin ödeme günü geldiğinde almış olduğu krediyi sanığın ödemediği, bankaya teslim etmiş olduğu çeklerle ilgili yapılan işlemlerde 13 çekten 9 tanesinin hırsızlık konusu çek olduğu ve 4 çekin de karşılıksız çıktığı 4466160 ve 4466161 seri nolu çeklerde de sahtecilik yapıldığının kanıtlandığı, sanığın alınan savunmasında; gayri resmi ortağı Tevfik Balık tarafından çeklerin getirildiğini, kendisinin haberi olmadan bankaya götürüldüğünü ve teslim edildiğini savunmuş ise de teslim tesellüm tutanağından bankaya sanık tarafından teslim edildiğinin anlaşıldığı, sanığın asıl amacının dolandırıcılık olduğu halde toplanan delilere göre sanığa sadece sahtecilik suçundan ceza verilip banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2013/298 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2013/298 Esas, 2016/121 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.