Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11989 E. 2023/19859 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11989
KARAR NO : 2023/19859
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/389 E., 2015/989 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/389 Esas, 2015/989 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, atılı suçları işlemediğine, anlatılan olayın kurgu olduğuna, eksik araştırma yapıldığına, katılanın çalışma arkadaşı olan tanıklar tarafından düzenlenen tutanağa ve bu tanıkların beyanına itibar edildiğine, kanuna ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, cezaların para cezasına çevrilmemesine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bir kadının bağırdığının ihbarı üzerine ekiplerin olay yerine intikal ettikleri, ihbarda bulunan şahsın yolun ortasında yürüyen sanığı göstermesi akabinde polis memuru olan katılan ve arkadaşlarının sanığın yanına gittikleri, alkollü olduğu anlaşılan ve seyir halindeki araçların önüne doğru yürümesi nedeniyle yolun ortasından kenara doğru çekilen sanığa kimliğiyle ilgili sorular sorulunca sanığın ”Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz, ben S. P.’in adamıyım.” şeklinde karşılık verdiği, yapılan bütün ısrarlara rağmen sanığın aynı şekilde cevap vermesi üzerine ekip otosuna bindirildiği ve aynı ifadeleri söylemeye devam ettiği, hastaneye getirildiğinde de katılana ”Seni öldüreceğim.” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği ve katılana yönelik ”O kel polisin anasını sinkaf edeceğim.” demek suretiyle hakaret ettiği, katılan beyanı, tanıklar F. A., M. A. ve N.Ö.’nün anlatımları, 05.02.2015 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamıyla, Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın, katılana söylediği kabul edilen ifadelerin, olay bütünlüğü ve söylendiği bağlam içerisinde değerlendirilmesinde, kül halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olan tehdit niteliğinde olduğu ve sanığın davaya konu eylemlerinin tümüyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de,
a. Katılanın beyanında, muayene odasından çıktıktan sonra, sanığın, yokluğunda kendisini kastederek “O kel polisin anasını sinkaf edeceğim.” dediğini belirtmesi karşısında tüm dosya kapsamıyla katılanın gıyabında işlendiği anlaşılan hakaret suçunda, ihtilat unsurunun ne şekilde oluştuğu delillere dayalı olarak açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olay kapsamında hakaret olarak kabul edilen ifadenin muayene odasında söylendiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp değerlendirilmeden, sanığın cezasında anılan Kanun maddesi uyarınca artırım yapılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.