Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/992 E. 2023/4527 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/992
KARAR NO : 2023/4527
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/611 E., 2022/526 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2019/532 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/2010 Esas, 2020/1947 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafii ile katılan … vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bu kararın sanık … müdafii ve katılan … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli ve 2020/5405 Esas, 2021/13087 Karar sayılı kararı ile; “…5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince haksız tahrik hükmünün asgari seviyede uygulanması gerektiği halde, yerinde olmayan gerekçe ile uygulanmamasına karar verilerek sanığa fazla ceza tayini..” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/611 Esas, 2022/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; öldürme kastıyla hareket edilmediğine, eylemin meşru savunma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı hareket edilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
B. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçun 3. kişilerle birlikte tasarlanarak işlendiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık …’nin Pakistan uyruklu olduğu, kaçak olarak İran üzerinden Türkiye’ye geçtiği, yaklaşık iki yıldır Türkiye’de kaldığı, olay tarihinden birkaç gün önce çalışmak için Kırkağaç Gelenbe’de bulunan pirina fabrikasına geldiği, burada pirina haline gelmiş zeytin atıklarını paketleme işini yaparak maktulün yanında çalışmaya başladığı, suç tarihinde maktulün, ”senden bir şey istiyorum” diyerek sanığın arkasından gelip sarıldığı, bu sırada altındaki eşofmanını indirdiği, bir eliyle sarılırken diğer

eliyle de kalçasına dokunması üzerine sanığın bıçakla boğazına iki kez vurup maktulü öldürdüğü, ardından maktule ait aracı alarak olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Sanık suçlamayı ikrar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları alınmış, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, araç PTS izlemesine ilişkin 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporu, … Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 19.07.2019 tarihli otopsi raporu, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 27.06.2022 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasına alınmıştır.

3. İlk Derece Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, dosya kapsamında eksik inceleme veya savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak hukuka aykırılık sebebinin mevcut olmadığı, sanığın ikrara yönelik savunması, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, maktule ait otopsi raporunun içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın suçta kullandığı bıçağın kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmaya yeter düzeyde kaldığının kabulünün mümkün görülmediği, sanığın cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırıya kıyasla daha ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün görülmediği anlaşıldığından somut olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, sanığın suç tarihindeki yaşı ile ilgili Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 27.06.2022 tarihli uzmanlık raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, lehe hükümler ve takdiri indirim sebebinin uygulanmamasında ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanığın bulunmadığı olayda, sanığın aşamalarda alınan ve aksi ispatlanamayan istikrarlı savunmalarına, Dairemizin 06.10.2021 tarihli bozma ilamının içeriğine ve Mahalli Mahkemenin kabulüne göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari seviyede haksız tahrik indiriminin uygulanmasında isabetsizlik görülmediği, sanığın, maktulü kimliği tespit edilemeyen 3. kişilerle birlikte olaydan önce öldürmeye karar verdiğine ilişkin dosya kapsamı itibarı ile bir delil bulunmadığı, tasarlamanın yasal unsurlarının oluşmadığı, dosya kapsamında eksik incelemenin mevcut olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/611 Esas, 2022/526 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.