YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1069
KARAR NO : 2023/19458
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 E., 2021/709 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı Kanun ) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2015 tarih ve 2014/941 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25.01.2021 tarih 2020/9561 Esas, 2021/1842 Karar sayılı bozma ilamı ile tanık beyanlarına göre sanığın katılana hakaret ettiğinin sabit olması nedeniyle atılı suçun işlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3. Bozma ilamı sonrasında incelemeye konu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve anılan Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçu işlemediğine, lehe hüküm verilirken aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY
1. Sanığın rahatsızlığı nedeniyle katılanın doktor olarak görev yaptığı … Devlet Hastanesi Acil Servis Polikliniğine geldiği, muayene konusunda aralarında çıkan tartışmada, sanığın katılana “Dört yıl okumuşsun bir b… bilmiyorsun.” şeklinde hakaret ettiği, iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, tanıklar E.A., D.S. ve Y.G.’nin beyanlarına göre sanığın eyleminin haksız fiile tepki olarak işlendiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
2. Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Tanıklar E.A., D.S. ve Y.G.’nin beyanları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 05.03.2015 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.