Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6289 E. 2023/921 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6289
KARAR NO : 2023/921
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1531 Esas, 2021/813 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/172 E., 2019/53 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Eriş” ibaresini ilk kez 1994 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, aralıksız ve yoğun olarak kullanım sonucu tanınmış hale getirdiğini, davalının “NE ERİŞEN” markasının 30. sınıftaki mallarda adına tescili için yaptığı 2016/20116 sayılı başvurusuna müvekkilinin itirazının, diğer davalı TPMK YİDK tarafından 29.03.2017 tarih ve 2017-M-2150 sayılı karar ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin “ERİŞ” ibaresinin başvuru markasında aynen yer aldığını, markadaki diğer harflerin ise markayı farklılaştırmadığını, müvekkiline ait markanın da 30. sınıftaki malları içerdiğini, başvurunun tescilinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında müvekkilinin “ERİŞ” markalarının itibarına ciddi anlamda zarar verebileceğini, davaya konu olan başvurunun kötü niyetle yapıldığını ve bu nedenle de reddedilmesinin gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1999 yılından beri İzmir’de faaliyet gösterdiğini, 10 yıldır İzmir’de soyadları ile tanınan bir aile olduğunu, başvurunun kırmızı beyaz renklerde bir zarf içinde yer alan “NE” ibaresi ile daha küçük puntoda yazılmış “ERİŞEN” ibaresinden oluştuğunu, markalar arasında belirgin görsel ve işitsel farklılıkların bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mallar bakımından benzerlik olsa da taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan farklı bulunması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, markaların farklı olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşullarının da bulunmadığı, kötü niyetin ve 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında davacının başvuru markasına itiraz etme hakkının olduğunun da ispatlanamadığı, çekişme konusu mallar bakımından davacının öncelik hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin taraf markalarının aynı tür ürünleri kapsadığını ve müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu tespit etmesine rağmen, markaları benzer bulmadığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel açıdan ayniyet düzeyinde benzerlik olduğunu ileri sürerek yerel Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamında yer alan 30 uncu sınıf mallarla itiraza mesnet markaların kapsamında bulunan malların aynı olduğu, “ERİŞ” ibaresinin her iki tarafa ait markada da asıl unsurlar arasında yer aldığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı TPMK’nın 29.03.2017 tarihli YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik olmadığını, “Ne” ibaresinin farklılık kattığını, karıştırılma ihtimali olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.